Renata Salecl - Kabalık Çağı
Toplumsal sarsıntılar karşısında bile kabuğundan
sıyrılamayan, başkalarıyla kader ortağı olduğunu unutmuş insan, hissizliğe
gömüldüğü kış uykusundan uyanıp başkalarıyla empati kurarak demokrasiyi baştan
filizlendirebilir mi?
Neoliberalizm kıskacında, iyisiyle kötüsüyle yaşadığı her şeyin tek sorumlusu
ilan edilen birey, mükemmeliyetçilik beklentisi ile yetersizlik hisleri
arasında sıkışmış durumda. "Her koyun kendi bacağından asılır"
şiarıyla girdiği yarışta bir yandan kendini pazarlarken diğer yandan
başkalarının celladına dönüşüyor. Ne var ki içini kemiren o "yeri
doldurulabilir olma" hissinden kurtulamıyor.
Renata Salecl acımasızlığı huy edinmiş, kabalığın meziyet sayıldığı günümüz
dünyasını masaya yatırıyor; önündeki dev aynasından ötesini göremez,
"ben" demeden iki kelam edemez hale gelmiş, ölçüsüz hırsları,
sabırsızlığı, kibri gurur nişanesi gibi taşıyan insanın düştüğü açmazları
gözler önüne seriyor.

Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.