EN SON YAYINLAR

Kolektif - İnsan Hakları İhlali Olarak Yoksulluk

 


Kolektif - İnsan Hakları İhlali Olarak Yoksulluk

Bu kitap, yoksullukla ilgili egemen paradigmayı sorgulayarak, yoksulluğu insan hakları ihlali olarak kavramsallaştırmayı yaygınlaştırma amacıyla derlenmiştir. Türkiye'de yoksulluğu beraberce ele almanın ve tartışmanın politikaları belirleme açısından gerekli olduğunu düşünen bu derlemenin yazarları makaleleri ile farklı konulara odaklanarak yoksulluğu hak ihlali olarak kurgulamanın önemini göstermeye çalışmışlardır. Derlemede yer alan makaleler, dünyanın ve Türkiye'nin önemli bir sorunu olan yoksullukla mücadelenin başka bir dille yapılması gerektiği fikrini paylaşmaktadırlar. Bu bağlamda da derlemede yoksullukla ortaya çıkan sorunların yalnızca gelir yetersizliği olarak görülmemesi gerektiğini belirten yazarlar, insanların yapabilirlikleriyle topluma, toplumun tüm kurum ve yapılarına katılabilen yurttaşlar olması için gerekenleri sağlayacak ciddi bir politika değişikliğine gidilmesi ihtiyacının altını çizmektedirler.

PDF İNDİR



Kolektif - Kadın Bedeni ve İstismarı

 


Kolektif - Kadın Bedeni ve İstismarı

Fatma Zehra Fidan ve Duygu Alptekin bu kitapta farklı formas­yonlardan gelen yazarları buluşturmayı başarmışlar: yazarlar ara­sında feministler de var ilahiyatçılar da… Öyle ki bazı yazılar ilk okuyuşta birbirini yanlışlıyor gibi görünüyor. Toplumsal cinsiyetin bedenlere giydirilen giysi olduğunu yazan da var, cinsiyetin performative ya da edimsel olduğunu vurgulayan da… Anadolu’da İslam öncesi ana tanrıça kültü ve anaerkil kültürel geçmişi öne çıkaran da var; Anadolu’nun Müslümanlaştıktan sonra kadın-erkek ilişkileri yönünden daha eşitlikçi bir kültürel birikime kavuştuğunu savunan da… Anlaşılan o ki, yazarların ortak kaygısı onları buluşturmuş… Tamamıyla seküler bir bakış açısı ile yazılmış yazılarla, İslâm dini çerçevesinde kadın dindarlığı ve kadının özgürleşmesini savunan yazıların aynı kitapta bir araya gelmesi, Türkiye’de bugünkü koşul­larda kadınların kurtuluş mücadelesinde bir arayışı gösteriyor. Bu kitaptaki yazılar ve yazarların hepsi olmasa da çoğunluğu, kadının evrensel olarak yaşadığı tahakküm biçimlerini analiz eden feminist yazından haberdar ve bu entelektüel kaynaktan yararlanıyor. Kitaptaki yazılar, kadının ve kadın bedeninin maruz kaldığı ta­hakküm biçimlerini farklı perspektiflerden ele alıyor ve kadınlar için farklı güçlenme yollarına dikkat çekiyor.

PDF İNDİR



Kolektif - İstanbul Sözleşmesi

 


Kolektif - İstanbul Sözleşmesi

Disiplinler Arası Bir Soruşturma

İstanbul Sözleşmesi’nin imzalanması ve yürürlüğe girmesi, tüm Avrupa’da olduğu gibi ülkemizde de hukuki, sosyolojik, felsefi, dinî ve kültürel bazı tartışmaları beraberinde getirmiştir. İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı Kanuna dair tartışmalar, son yıllarda giderek büyümekte ve çoğunlukla ideolojik yaklaşımlara sahne olmaktadır. Kadın dernekleri, feminist çevreler, sol ve liberal kesimlerin ekseriyeti Sözleşme’ye sahip çıkarken muhafazakâr çevreler karşı çıkmaktadır.
 
İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı Kanun; kadına, kadın-erkek ilişkilerine ve aile kurumuna dair pek çok felsefi, siyasi, hukuki, toplumsal ve pedagojik imalar ve kabuller barındırmaktadır. Bu durum, her iki metnin, birçok disiplin tarafından ele alınmasını zaruri kılmaktadır. Bu nedenle çalışmada modern hukuk, İslam hukuku, psikoloji, sosyoloji, felsefe, eğitim ve İslam düşüncesi alanlarına mensup akademisyenlerin görüşlerine başvuruldu.
 
Kadın ve aile konusu, ideolojik bakış açısıyla ele alınan diğer meselelerden farklı olarak toplumun tüm kesimleri tarafından karşılıklı iyi niyet ve empatiyle müzakere edilmek ve çözüme kavuşturulmak durumundadır. Çünkü ailelerin dağılması, çocukların ihmal edilmesi, şiddet ve istismar gibi sorunlar, aslında toplumdaki hemen her kesimi rahatsız etmekte ve çözüm arayışına sevk etmektedir. Toplumsal yapımızın güçlenmesi, ailenin korunması; kadının, erkeğin ve çocukların hak ettiği değeri görmesi, ancak sağduyulu yaklaşımlara dayanan çözümlerle mümkün olabilir.

PDF İNDİR



Kolektif - Gezi, İsyan, Özgürlük

 


Kolektif - Gezi, İsyan, Özgürlük

Sokağın Şenlikli Muhalefeti

Taksim Gezi Parkı'ndaki bir grup kentlinin ekolojik duyarlılığa dikkat çekerek ateşlediği işaret fişeğiyle harekete geçen milyonlarca insanın kısa bir süre içinde AKP hükümetinin neoliberal ve muhafazakar politikalarını eleştirmeye ve değiştirmeye dayalı eylemleri hiç kuşkusuz Türkiye ve dünya demokrasi tarihinde yeni bir sayfa açmıştır. "Komün", "paylaşma", "dayanışma", "kolektif davranış" gibi bir süredir, en azından kamuoyu nezdinde, sözü edilmeyen değerlerin bir daha bizden ayrılmamak üzere geri dönüşü, tek kelimeyle muhteşem! Toplumun farklı kesimlerinden gelen bir yığın insanın, bilhassa gençlerin, günlerce polisin her türlü baskısına, hükümetin her boydan ve renkten otoriter açıklamalarına, medyanın yanlı, yanlış ve yalan yayınına ve sokaktaki iktidar yanlısı sivillerin linç girişimlerine karşı durarak ceplerinden çıkarttıkları "kırmızı kart", demokrasi oyunundaki kural-dışı, baskıcı ve hak-hukuk tanımayan AKP takımına karşı önemli bir uyarıydı.

Gezi, kısa sürede, sosyal mücadeleler tarihinde bir milat, radikal bir kırılma noktası ve tarihe parlak harflerle geçen yeni türden bir mücadele geleneğine dönüştü. Kendine muhalifim diyen herkesin Gezi sürecine dair bir hikâyesinin olması, demokratik mücadele adına çok sevindirici bir gelişmedir aynı zamanda. Demokrasi, Gezi'yle birlikte, soyut bir tartışma konusu olmaktan çıkıp direnişin bulunduğu her yerde ete kemiğe büründü. Direniş, 3. tekil şahıs anlatısı olmaktan çıkıp 1. tekil ve çoğul şahısların bakış açısıyla zenginleşti ve ayakları yere basan bir diyalektiğe evrildi.

PDF İNDİR




Kolektif - Bu Ev İşlerini Kim Yapıyor Kuzum

 


Kolektif - Bu Ev İşlerini Kim Yapıyor Kuzum

Asrileşmeden Robotlaşmaya Ev ve Kadınlık Tezahürleri

Bu çalışma Türkiye’nin modernleşme tarihini, ev teknolojileriyle ilgili anlam ve söylemlerin değişimi ve dönüşümü üzerinden inceliyor. Her dönemin hâkim söylemini açığa çıkarmaya çalışırken, bu hâkim söylemi yekpare ve sabit olarak düşünmek yerine, paradokslarıyla, karmaşıklığıyla ve dinamik yapısıyla düşünüp anlamaya çalışıyor. Toplumsal cinsiyet ve teknoloji arasındaki ilişkiyi yeniden kurarak, Türkiye’deki elektrikli ev teknolojilerinin toplumsal tarihini ve kadınların gündelik hayatlarındaki modernleşmenin izini medya içerikleri aracılığıyla açığa çıkarmayı hedefliyor. 1930-2020 yılları arasında çeşitlenerek ülkeye giren elektrikli ev aletlerinin kadınların gündelik hayatlarında yarattığı değişimi, bu değişimin ev içi iş bölümüne ve ev işinin tanımlanmasına etkisini ve tüm bunların modernleşme anlayışındaki yerini çeşitli ulusal gazeteler ve ekleri; kadın, yemek ve bilim ve teknik dergileri; TV reklamları; filmler; elektrikli ev aleti üreten çeşitli firmaların sosyal medya hesaplarını inceleyerek değerlendiriyor ve elde edilen verilerin analizini kronolojik bir hat izleyerek sunuyor. Bu inceleme yapılırken toplumsal cinsiyet rolleri ve bunun hanedeki yansımalarının yanı sıra Cumhuriyet yönetiminin kuruluşundan bu yana farklı biçimlerde üretilmeye devam edilen modernlik algısı, modernleşme pratikleri ve bununla bağlantılı ikilikler (Batılı-Doğulu, varsıl-yoksul gibi) üzerinde duruyor. Buzdolabı, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, fırın, ocak, elektrikli süpürge, küçük ev aletleri gibi ev teknolojilerinin haneye dahil oluş hikâyesi, ne tür söylemler ve vaatlerle (ve hangi) kullanıcılarla buluşturuldukları, bu esnada toplumsal yapıda meydana getirdikleri değişiklikler bu kitabın temel izleklerini oluşturuyor.

PDF İNDİR



Kolektif - AVM'lerin Yorgun Gençleri

 


Kolektif - AVM'lerin Yorgun Gençleri

Tezgâhtarlıktan Satış Elemanlığına Emeğin Dönüşümü

AVM’ler... Modern yaşamın tapınakları... Artık her birimizin günlük hayatının vazgeçilmezleri haline gelmiş alışveriş merkezleri, ışıltılı mağazalar... Haftada birkaç kez kimi zaman alışveriş için kimi zaman sadece vakit geçirmek için gittiğimiz AVM mağazalarında rastlarız onlara. Mağazanın doğal bir parçası gibidirler. Satış elemanlarıdır onlar. Hep güler yüzle hizmet eden bu genç kadın ve erkeklerin çalışma koşulları nelerdir, meslekleriyle ilgili algıları nasıldır, işlerini seviyorlar mı geleceklerinden umutlular mı diye pek düşünmeyiz; zaten bu konuda yazılmış çizilmiş fazla bir şey de yoktur Bu kitap bu yakıcı konuya, AVM mağazalarında çalışan satış elemanlarının çalışma hayatlarına ışık tutuyor. Her gün kayıtsızca taleplerimizi ard arda sıralayarak konuştuğumuz bu kişilerin yaşantılarına yakından bakıyor. AVM mekanında, satış elemanlarının öznelliklerinin kuruluşunda, jestler mimikler, satılan metanın nitelikleri, hizmet sunulan müşterilerin farklılıklarında karşımıza çıkan esnek ve akışkan bir emek sürecini tüm ayrıntılarıyla analiz ediyor. Bedenin, duyguların, sınıfın ve cinsiyetin, -duygusal emek ve estetik emek- satılan marka ile birlikte “giyinildiği” bu emek sürecini mağaza çalışanlarının gündelik yaşam deneyimleri üzerinden kapsamlı bir saha araştırması yoluyla deşifre ederek, sınıf, cinsiyet ve yaş kesişiminde kapsamlı bir analiz ortaya koyuyor.

PDF İNDİR




Koci Suzuki - Düğüm

 


Koci Suzuki - Düğüm

Halka 3

Ya gerçeklik olarak bildiğimiz her şey kurgulanmış, sanal bir dünyadan ibaretse?..

Koci Suzuki, kurgusal nizamın en hırçın düğümlerini; lanetin dilsiz uyanışı ve karakterlerin hırçın olmayan ama bilimsel birer mücadele serüveni üzerinden odağına alıyor.  Kitap, dilsiz bir uyanış yaşayan genetik mülkiyet ve karakterin hırçın varoluş ifadesi üzerindeki mitsel haklarını deşifre ediyor. Eser, laneti sadece birer hayalet vakası değil, bütünüyle birer biyolojik inşa mimarisi ve kadere veda dili olarak sunuyor. Akademi binaları ve mahrem laboratuar nizamı metnin ana atmosferidir.

PDF İNDİR



Kenneth L. Feder - Sahtekarlıklar, Mitler ve Gizemler

 



Kenneth L. Feder - Sahtekarlıklar, Mitler ve Gizemler

Tanınmış arkeolog ve kuşkucu Kenneth Feder, çoksatanlar arasına giren bu kitabında okuru en kötü şöhretli arkeolojik sahtekârlıklardan, sözdebilimsel teorilerden ve öteden beri anlatılan beylik mitlerden geçmişin gerçek bilimsel gizemlerine kadar uzanan heyecan verici, eğlenceli ve eğitici bir yolculuğa çıkarıyor. Kayıp kıta Atlantis’in akıbetinden antik uzaylı astronotlar hipotezine; Amerika’yı ilk kimin keşfettiğinden Mısır piramitlerini kimin yaptığına; Cardiff Devi’nden Piltdown Adamı’na; Torino Kefeni’nin gerçek olup olmadığından psişik arkeolojiye ve Stonehenge’in amacına kadar uzanan birçok çarpıcı örnek üzerinden insanların hayalgücünü yıllardır tutsak alan, komplo teorilerine ilham veren ve milyonlarca insanın inandığı arkeolojik iddiaları tek tek ele alıyor. Ama bu iddiaları çürütmekle kalmayıp geçmişe arkeolojik, antropolojik, eleştirel ve bilimsel bir gözle nasıl bakılması gerektiğine ilişkin bir ders de veriyor.

PDF İNDİR



 
SUPPORT / DESTEK : ATLAS
Copyright © 2014 ATLAS