EN SON YAYINLAR

Albert Camus & Arthur Koestler - Ölüm Cezası Üstüne Düşünceler

 


Albert Camus & Arthur Koestler - Ölüm Cezası Üstüne Düşünceler

Albert Camus ve Arthur Koestler'in birlikte kaleme aldığı "Ölüm Cezası Üstüne Düşünceler" , idam cezasını ahlaki, felsefi ve hukuki açılardan ele alan temel bir eserdir. İdamın topluma fayda sağlamadığını, aksine devleti suç ortağı yaptığını savunan kitap, cezalandırma yöntemlerinin insancıllaştırılması gerektiğini vurgular.

PDF İNDİR




Alain De Botton - Haberler

 


Alain De Botton - Haberler

Bir Kullanma Kılavuzu

Tüm dünyanın, günlük hayatın altındaki felsefi mekanizmaları anlaşılır bir dille çözümlediği kitaplarıyla tanıyıp sevdiği Alain de Botton, bu kez haberleri mercek altına alıyor. Politika, Dünyadan Haberler, Ekonomi, Ünlüler, Felaket, Tüketim gibi başlıklar altında haberlerin nasıl okunabileceğine dair bir kılavuz sunuyor. Her gün maruz bırakıldığımız bu bilgi yığınının gerçeklik algımızı nasıl şekillendirdiğine ve nasıl analiz edilmesi gerektiğine işaret ediyor.
 
“Gelin görün ki garip bir şekilde, haberlerin saat başı önümüze koyduğu sözcükler ve imgeler hakkında bize eğitim vermeye kimse pek yeltenmez. Othello’nun konusundan ne anlam çıkarılacağını bilmenin, New York Post’un ön sayfasının nasıl çözümleneceğini bilmekten daha önemli olduğu düşünülür. (…) Verilen haberlerin gerçeklik algımızı etkilemekte ve ruh halimizi (burada ruh kelimesi herhangi bir doğaüstü çağrışım içermez) şekillendirmekte nasıl şiddetli bir etkisi olduğu bize asla sistematik olarak anlatılmaz.”

PDF İNDİR



Ahsen Batur - 1200 Yıllık Sürgün

 


Ahsen Batur - 1200 Yıllık Sürgün

"Türk" Sözünün Hazin Serüveni

Türk kelimesi, Gök-Türk Devleti'nin yıkılmasından Jön-Türklerin kuruluşuna kadar yaklaşık 1200 yıl boyunca Türkler tarafından hiç kullanılmamış ve kelime adeta Türkler tarafından sürgüne gönderilmiştir. Osmanlı, İstanbul'un fethinden sonra Müslüman Roma İmparatorluğu idi.

Ziya Gökalp, “Bu milletin yakın zamana kadar kendisine mahsus bir adı yoktu. Tanzimatçılar ona: ‘Sen yalnız Osmanlısın. Sakın başka milletlere bakarak sen de milli bir ad isteme! Milli bir ad istediğin dakikada Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılmasına sebep olursun’ demişlerdi. Zavallı Türk, vatanımı kaybederim korkusu ile, ‘Vallahi Türk değilim. Osmanlılıktan başka hiç bir içtimai zümreye mensup değilim’ demeye mecbur edilmişti” derken son derece haklıydı.

PDF İNDİR




Agatha Christie - Poirot Araştırıyor

 


Agatha Christie - Poirot Araştırıyor

Amerikalı ünlü bir film yıldızının, eşsiz elmasının büyüleyici ve romantik öyküsü etrafında gelişen korkunç bir cinayet...
Londra’nın en lüks semtinde inanılmaz ucuza kiralanan dairenin tuhaf gizemi...
Laneti yüzyıllar ötesine uzanan Mısır firavununun insanları ürperten öyküsü...
Son nefesini vermek üzere olan bir adamdan gelen trajik telefon...

Hepsi birbirinden ilginç, sürükleyici ve sonucu asla tahmin edilemeyen on bir sıra dışı Poirot öyküsünü okurken nefesiniz kesilecek!

PDF İNDİR




Adam Fawer - Olasılıksız

 


Adam Fawer - Olasılıksız

Yaşadıklarınız tesadüf eseri mi gerçekleşir yoksa her şey bir olasılık dâhilinde midir? Daha önemlisi hayatınızın kontrolü kimde? Amerikalı yazar ve ekonomist Adam Fawer, Olasılıksız adlı etkileyici yapıtında sınırların dışına çıkmayı başarıyor. Fawer, eserinde düşünce gücünden matematiğe, psikolojiden felsefeye kadar uzanan konulara değiniyor. Algı kapılarınızı yıkacak olan Olasılıksız, zihin evreninizin derinliklerini keşfetmenize yardımcı olacak nitelikte. Epilepsi hastası olan ve sıra dışı bir tedavi yöntemi deneyen David Caine merkezli gelişen olaylar silsilesi aynı zamanda sizi sürükleyici bir maceranın ortasına bırakıyor. Ağırlıklı olarak roman okuyucularına ve bilim kurgu tutkunlarına hitap eden Adam Fawer'ın Olasılıksız adlı yapıtı kitapseverler tarafından tek solukta okunabilecek bir eser.

PDF İNDİR



Achille Mbembe - Düşmanlık Politikaları

 


Achille Mbembe - Düşmanlık Politikaları

Eleştirel düşüncenin çağdaş kalemlerinden Achille Mbembe Düşmanlık Politikaları’nda, tüm gezegeni içine hapseden, gündelik ilişkilere dek sızan ve insanları esir alan bir düşmanlık ilişkisinin çağımızın kuralı ve kurucu normu haline geldiğini ileri sürüyor. Yazara göre savaş, çağımızın kutsadığı değer haline gelmiş durumda. Düşmanlığın, savaşın kutsanan değerler haline gelişiyle toplumlarımız demok­rasiden hızla uzaklaşıyor. Kaldı ki, demokrasinin de kökleri karanlık... Kendi suç geçmişlerini hatırlamak istemeyen bu toplumlar, icat ettikleri kötülük nesnelerinin korkusuyla yaşıyor ve bunlardan şiddet yoluyla kurtulmak istiyorlar. Liberal demokrasiler olağanüstü hali olağanlaştırıyor, çitleri yükseltiyor, hem kendi içlerinde hem de dış düşmanlarına karşı diktatörce uygu­lamaları hayata geçirmekte tereddüt etmiyorlar. İnsan hakları ve eşitlik ilkeleri zaten çoktan harap olmuş, tükenmiş halde. Milliyetçilik en kanlı haliyle yeniden boy gösteriyor. Siyasal düzen ölüme yönelen bir örgütlenme biçimi olarak kendini yeniden oluşturuyor: Toplumsal bünyenin hücrelerine kadar sızan nanoırkçılık, şiddet ve yasa, inanç ve itaat, norm ve istisna, hatta özgürlük ve güvenlik arasındaki ilişkileri bulandırarak meşruiyet kazanmaya çalışıyor.

Bu karamsar tabloya bakarak Mbembe soruyor: Dünyanın her yerini kendi yuvası yapan, köklerini sorgulayan ama aynı zamanda tüm gezegene kök salan, gelip geçiciliğinin bilincinde, yeryüzünü ortak payda yaparak düşmanlık ilişkisinden kurtula­bilecek bir insanlık mümkün mü? Hümanizmin de ötesine geçerek bütün canlıları kapsayacak bir politika ve ortak bir soyağacı tesis edebilir mi? Yoksa treni çoktan kaçırdık mı?

PDF İNDİR



Yağız Aksakaloğlu - Girdap

 


Yağız Aksakaloğlu - Girdap

Askeri Okullarda Katliam

1986'da askeri liselere giren FETÖ mensubu öğrenciler, 1994'te subay çıkarak çok yüksek rütbelere geldi, stratejik konumlara yerleşti, siyasi destekler buldu ve atamaları yapan personel dairelerini ele geçirdi. Bununla birlikte 15 Temmuz Darbe Girişimi'nin kilit noktalarında, 1994 yılında mezun olan bu kurmay subaylar ağırlıklı olarak görev aldılar. 2006 yılı ve devamında ise askeri okullarda FETÖ hâkimiyetiyle, vatansever askeri öğrencilerin birçoğu “Şok Mangaları” altında işkencelerle tasfiye edilip yerlerine Fetullahçılar dolduruldu. Elinizdeki bu kitap askeri okullardan ayrılmak zorunda bırakılan öğrenci ve ailelerinin tanıklıklarıyla “Şok Mangaları”nın işkencelerini gözler önüne sererken; örgüt yöntemlerinin ayrıntıları ve örgütten ayrılmış eski üyelerin itiraflarıyla FETÖ/PDY gerçeğini ortaya çıkarıyor. “Kör oldum komutanım, göremiyorum!” kulağımdan yıllardır eksilmeyen bir çığlıktır benim için. Ara ara geceleri rüyalarıma da girer. Bağıran eski bir askeri öğrenci. İsmini cismini hatırlamıyorum ama çığlığı kulaklarımda. Zaten sağımıza solumuza bakmak, konuşmak, dinlenmek, düşünmek, yemek, içmek, uyumak hatta tuvalete gitmek bile yasak. Eriyoruz yavaş yavaş. Birileri bizi öldürüyor. “Kör oldum komutanım, göremiyorum!” diye bağırıyor. Gecenin karanlığı çökmüş. Dalgalar kıyıya vuruyor. Art arda dizilmiş, yılan olmuş sürünüyoruz kumsalda. Başımızdaki subay görünümlü Fetullahçı birden bağırmaya başlıyor. “Kurşun geliyor, kurşun geliyor, aptal herifler, hımbıl adamlar!” ve başlıyor tekmelemeye. Ağzımıza, yüzümüze, vücudumuza tekme atıyor. Hayallerimizi, geleceğimizi tekmeliyor. Mustafa Kemal Atatürk'ün üniformasını tekmeliyor. Türk milletini tekmeliyor. Ağzımız, kulaklarımız ve gözlerimiz kumla doluyor. Yukarıdaki ay şahit, yıldızlarımız teker teker kayıyor. Ölüyoruz hiç kimse umursamıyor.

PDF İNDİR




Wulf Dorn - Hain Yüreğim

 


Wulf Dorn - Hain Yüreğim

Yüreğimin koridorlarında dolaşan bir canavar… Onu tanımıyorum. Göremiyorum. Ama hissediyorum. Orada… Amansız, Şeytani, Hain...

Doro, küçük kardeşinin ölümünden beri kâbuslarla ve halüsinasyonlarla yaşamaktadır. Kötü anıları geride bırakmak adına annesiyle birlikte başka bir şehre yerleştiğinde hayatında temiz bir sayfa açacağını düşünür ama nereye giderse gitsin geçmiş, bir hayalet gibi onu takip etmektedir. Ve bir gece, haftalar önce intihar ettiğinden herkesin emin olduğu bir gençle karşı karşıya geldiğinde Doro gördüklerinin bir hayal olup olmadığını anlayabilmek için tehlikeli bir arayışın içine girer. Dahası, keşfettiği şeyin gerçek olduğunu herkesten önce kendisine kanıtlaması gerekecektir…

PDF İNDİR




 
SUPPORT / DESTEK : ATLAS
Copyright © 2014 ATLAS