Nihat Genç - Arkası Karanlık Ağaçlar
“Eski püskü elbiselerini çıkartsak, etli kalın
dudakları, iri gözleri, eti, dişi bir sertlikte coşuyor. Bütün yoksulluğun
kökünü kazıyan bir koşuşturma, masalarda fır dönmesi, gözü dönmüş gibi koşarak
çalışması, nefes nefese para üstü alıp vermesi, herhalde dünyanın bütün
ülkelerinde güzeldir. Ama, bu her zabıtayla karşılaşmasında ‘ağlaması’ korkunç,
katil bir adam yapıyor beni. Oysa, sokağın kafatasına, yaka paça, vura vura
çalışan bu kadınların ekmeğini nasıl olsa taştan çıkartırım diyen kör
inançlarında tatlı ve sonsuz bir şehvet gizli, işte bu halkın derinindeki bu
güce âşığım...”
Nihat Genç, bu sefer daha sakin, onu en fazla coşturan şeyi yapıyor:
İnsanların, gerçek insanların hikâyelerini anlatıyor. Küçük insanları kahraman
gören bir görüşle... Yokluktan yoksulluktan, çirkinlikten, hoyratlıktan,
kötülükten bir acayip “iyi” enerji üreterek... Hayata tutunma yorgunluğunu,
varolma hüznünün verdiği tuhaf azmi, boşvermişliğin coşkusunu, sessiz
sedasızlığın kendine has gevezeliğini anlatıyor. Onun yazarlığındaki marifet,
bu saklı cevherleri, bu olağan mucizeleri bulup çıkartabilmek değil mi zaten?
Nihat Genç, bu kitapla, en iyi yaptığı işi yapıyor...

Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.