Cambridge - Resimli İslam Ülkeleri Tarihi
İslam dünyası 8. yüzyıldan 18. yüzyıla kadar hem coğrafi
yayılımı hem de yaratıcılığı açısından başat bir konum sergiliyordu. 7.
yüzyıldaki Arap fetihleri, Haçlı Seferleri ve Osmanlı Türklerinin Avrupa’ya
yaptıkları akınlar, Batı dünyasının İslam’ı bir çatışma ve savaş odağı olarak
algılamasına neden oldu. Aslında İslam Batı için aynı zamanda bir aydınlanma
kaynağıydı. Müslüman İspanya’nın bir parçası olan Toledo, ortaçağda Yunan
felsefe ve biliminin, Arap ve İbrani katkılarıyla donatılarak Avrupa’nın geri
kalan bölümüne iletildiği bir merkez haline gelmişti. Matematik, astronomi ve
tıptaki bilimsel ilerlemeler İslam sayesinde Batı’ya ulaştı. Müslüman dünyası
aynı zamanda uzakdoğu ile Avrupa arasındaki uluslararası ticaretin merkezi
olmuştu. Sulama teknolojisi gibi tarımsal yeniliklerle, aralarında şeker ve
pamuğun da bulunduğu çok sayıda değerli ürün Doğu kaynaklıydı. Baharat,
boyalar, ipek gibi değerli kumaşlar Batı’ya Müslüman dünyasından geliyordu.
Bugün Dünya nüfusunun beşte birini Müslümanlar oluşturuyor. Ama Batı dünyasında İslam’ın ne olduğu hakkında yaygın önyargılar hâlâ devam ediyor ve belki de artıyor. Francis Robinson ve arkadaşları bu kitapta işte bu ikilemi çözmeye çalışıyor. Batı dünyasının İslam’ı yekpare bir kültür biçiminde algılamasını eleştirerek Müslüman toplumların iktisadi temellerini, sosyal düzenlerini, bilgiye ve bilgi iletimine ilişkin yaklaşımlarını, bunların sanat ve mimarideki ifade biçimlerini ve nihayet çağdaş gelişimlerini inceliyor. Kitapta birçok alanda aynı dini, entelektüel ve kültürel köklere sahip olan İslam ve Batı dünyaları arasındaki karşılıklı ilişkilere özel bir vurgu yapılıyor ve Batı egemenliğinin çok yeni bir olgu olduğu vurgulanarak, iki uygarlığın birçok şeyi birbirlerinden öğrendiği gösteriliyor. Profesör Francis Robinson, Londra Üniversitesi’nde öğretim üyesi. İslam araştırmaları alanında bir çok kitabı ve elliden fazla makalesi yayınlandı.
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.