Kolektif - Gezi, İsyan, Özgürlük
Sokağın Şenlikli Muhalefeti
Taksim Gezi Parkı'ndaki bir grup kentlinin ekolojik
duyarlılığa dikkat çekerek ateşlediği işaret fişeğiyle harekete geçen
milyonlarca insanın kısa bir süre içinde AKP hükümetinin neoliberal ve
muhafazakar politikalarını eleştirmeye ve değiştirmeye dayalı eylemleri hiç
kuşkusuz Türkiye ve dünya demokrasi tarihinde yeni bir sayfa açmıştır.
"Komün", "paylaşma", "dayanışma", "kolektif
davranış" gibi bir süredir, en azından kamuoyu nezdinde, sözü edilmeyen
değerlerin bir daha bizden ayrılmamak üzere geri dönüşü, tek kelimeyle
muhteşem! Toplumun farklı kesimlerinden gelen bir yığın insanın, bilhassa
gençlerin, günlerce polisin her türlü baskısına, hükümetin her boydan ve
renkten otoriter açıklamalarına, medyanın yanlı, yanlış ve yalan yayınına ve
sokaktaki iktidar yanlısı sivillerin linç girişimlerine karşı durarak
ceplerinden çıkarttıkları "kırmızı kart", demokrasi oyunundaki
kural-dışı, baskıcı ve hak-hukuk tanımayan AKP takımına karşı önemli bir
uyarıydı.
Gezi, kısa sürede, sosyal mücadeleler tarihinde bir milat, radikal bir kırılma
noktası ve tarihe parlak harflerle geçen yeni türden bir mücadele geleneğine
dönüştü. Kendine muhalifim diyen herkesin Gezi sürecine dair bir hikâyesinin
olması, demokratik mücadele adına çok sevindirici bir gelişmedir aynı zamanda. Demokrasi,
Gezi'yle birlikte, soyut bir tartışma konusu olmaktan çıkıp direnişin bulunduğu
her yerde ete kemiğe büründü. Direniş, 3. tekil şahıs anlatısı olmaktan çıkıp
1. tekil ve çoğul şahısların bakış açısıyla zenginleşti ve ayakları yere basan
bir diyalektiğe evrildi.
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.