Pınar Ecevitoğlu - Namus Töre ve İktidar
Kadının Çıplak Hayat Olarak Kuruluşu
Şiddet kullanma tekelini elinde bulunduran egemen devletin,
söz konusu ayrıcalığını bazen birileri kullanmaya kalkarsa, üstelik bunu bir
tür yasaya dayanarak yaparsa bu durumu nasıl ele almak gerekir? Birileri,
şiddetin en uç biçimi olarak öldürme yetkisini kendinde görüp eyleme geçerse ne
olur? Namus adına işlenen cinayetler örneğin, nasıl bir gerçekliğe işaret
etmektedir? Bu türden olayları nasıl ele almak gerekir? Ne tür bir çerçeve ve
bakış açısı, bu türden olayları, sadece adli bir vaka, bir ceza hukuku meselesi
olarak görmeyip ya da tartışma götürür bir adlandırmayla sosyolojik sıfatı
eklenerek geleneksel ataerkil değerlerin kadına yönelik tavrı biçimindeki
açıklamalarla yetinmeyip daha kapsayıcı ve derinlikli bir çözümlemeye imkân
verebilir?
Elinizdeki kitap, siyaset biliminden antropolojiye, sosyolojiden siyaset felsefesine farklı disiplinlerden olanlar için ufuk açıcı bir duruş sergiliyor. Ve bütün bunların ayrıntılı olarak çok iyi örülmüş bir kurgu ve çok titiz bir dil kullanımıyla sergilendiği çalışma, özgün bir telif eser sıfatını fazlasıyla hak ediyor, hem dert ettikleriyle hem de bunlara yaklaşım biçimiyle.
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.