Roland Bareilles - Osmanlı'nın Alacakaranlığı
Tarihin en büyük imparatorluklarından birinin hakimiyet
güneşi solmaktadır. Hasta Adamın başında aç kurtlar bekleşmektedir. Haritaların
hergün değiştiği siyasi fırtınaların ortasında kendinden başka kimseye
güvenemeyen, demir iradeli bir padişah, Sultan Abdülhamid Han durmaktadır. Hava
puslu, sarayın odaları karanlık, kuytularda düşman kulaklar...
Bu kurtlar sofrasında genç bir Fransız öğretmen, padişahın maiyetine girer. Hükümdarın büyük oğlunun, şehzadelerin ve diğer saraylıların çocuklarının eğitimiyle görevlendirilir. Türkler, Yunanlılar, Ermeniler, Kürtler ve Araplarla yakın dostluk kurar. En yakın arkadaşları arasında, son Osmanlı halifesi, Mısır Hidivi, Mekke şerifi, Türk devrimcileri, Kürt ve Ermeni bağımsızlık hareketlerinin şefleri vardır. Bu süre içerisinde dikkatli gözlemlerini, yirmi beş yıl boyunca tuttuğu, bugüne dek yayınlanmamış not defterlerine kaydeder. Bu defterler, saray yaşamını, Abdülhamid'in kişiliğini ve İstanbul'u bir arada anlatan sayısız anekdot içerir. Bu Fransız, Osmanlı İmparatorluğu'nun ve diğer büyük güçlerin diplomatik manevralarının ayrıcalıklı bir tanığı olduğu gibi, bu ülkelerin Mezopotamya'daki efsanevi petrol yatakları üzerindeki tutkularına da tanıklık eder. Padişaha ve saraya yakınlığı dolayısıyla, gizli toplantılara bile katılmasına izin verilecek kadar güven duyulan bu kişi, sonunda casusluk yaptığı gerekçesiyle istenmeyen adam ilan edilir. Dönemin olaylarına tuttuğu emsalsiz ışıkla, elinizdeki kitap bir tarih klasiği, adeta bir hazine...
Bu kurtlar sofrasında genç bir Fransız öğretmen, padişahın maiyetine girer. Hükümdarın büyük oğlunun, şehzadelerin ve diğer saraylıların çocuklarının eğitimiyle görevlendirilir. Türkler, Yunanlılar, Ermeniler, Kürtler ve Araplarla yakın dostluk kurar. En yakın arkadaşları arasında, son Osmanlı halifesi, Mısır Hidivi, Mekke şerifi, Türk devrimcileri, Kürt ve Ermeni bağımsızlık hareketlerinin şefleri vardır. Bu süre içerisinde dikkatli gözlemlerini, yirmi beş yıl boyunca tuttuğu, bugüne dek yayınlanmamış not defterlerine kaydeder. Bu defterler, saray yaşamını, Abdülhamid'in kişiliğini ve İstanbul'u bir arada anlatan sayısız anekdot içerir. Bu Fransız, Osmanlı İmparatorluğu'nun ve diğer büyük güçlerin diplomatik manevralarının ayrıcalıklı bir tanığı olduğu gibi, bu ülkelerin Mezopotamya'daki efsanevi petrol yatakları üzerindeki tutkularına da tanıklık eder. Padişaha ve saraya yakınlığı dolayısıyla, gizli toplantılara bile katılmasına izin verilecek kadar güven duyulan bu kişi, sonunda casusluk yaptığı gerekçesiyle istenmeyen adam ilan edilir. Dönemin olaylarına tuttuğu emsalsiz ışıkla, elinizdeki kitap bir tarih klasiği, adeta bir hazine...
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.