EN SON YAYINLAR

Hülya Akar Özmen - Tekinsiz Evren ve Yalnızlık

 


Hülya Akar Özmen - Tekinsiz Evren ve Yalnızlık

Tekinsizlik ve yalnızlığı psikanalitik kuram ve uygulamalardan yola çıkarak, pandeminin gölgesinde yeniden düşündüren ve tartıştıran bir kitap.
 
İstanbul Psikanaliz Eğitim Araştırma ve Geliştirme Derneği (Psike İstanbul) tarafından 6 Aralık 2020 tarihinde “Tekinsiz Evren” ve 11-12 Aralık 2021 tarihinde “Yalnızlık” başlıklarıyla gerçekleştirilen Psikanalitik Bakışlar sempozyumlarındaki sunumların derlemesini içeren bu kitap, tekinsizlik ve yalnızlığı psikanalitik kuram ve uygulamalardan yola çıkarak pandeminin gölgesinde yeniden düşünen ve tartışan yazılardan oluşuyor.

PDF İNDİR




Howard Phillips Lovecraft - Karanlıkta Fısıldayan

 


Howard Phillips Lovecraft - Karanlıkta Fısıldayan

Vermont civarında yaşanan büyük bir selin ardından bazı açıklanamayan fenomenler yaşanmaya başlar. Profesör tüm bunlara mantıklı açıklamalar getirmeye çalışsa da çevredeki bir çiftliğin sahibinden alacağı mektuplar ve bu mektuplarında ona anlattıkları Profesör’ün bilime ve mantığa olan bağlılığını sarsmaya başlayacaktır. Tüm bunlar yalnız yaşayan bir çiftçinin sanrılarından mı ibarettir, yoksa her şeyin arkasında çok daha habis bir şey mi yatmaktadır?
 
Tepelerin arasında yaşayanları ziyaret etmek ister misiniz?

PDF İNDİR





Herbert George Wells - On İki Hikâye ve Bir Rüya

 


Herbert George Wells - On İki Hikâye ve Bir Rüya

Bilim kurgunun kurucularından usta yazar H. G. Wells’in “On İki Öykü ve Bir Rüya” eserinde doğaüstü, gizemli, korkunç, komik ve romantik hikâyeler bir araya geliyor. Spekülatif kurgu türünün çeşitli örneklerini barındıran bu antolojide; uçmaktan korkan bir “uçuş makinesi” mucidi, sattığı oyuncaklar kadar sihirli bir dükkân, zamana meydan okuyan bir ilaç, mucizevi bir tarif, tatili cehenneme dönen bir rahip, bedenini çaldıran bir ruh ve gelecekte geçen rüyalar gibi, hepsi birbirinden garip ögeler etrafında gelişen on üç fantastik öykü yer alıyor.

PDF İNDİR





Henry David Thoreau - Ekonomik İtaatsizlik

 


Henry David Thoreau - Ekonomik İtaatsizlik

Sivil İtaatsizlik terimini siyasi literatüre ilk kazandıran çevreci ve natüralist Henry David Thoreau, kalkınma eleştirmeni, vergi direnişçisi ve kölelik karşıtıydı. Görüşleri ile bütün dünyada milyonları etkilemeyi başaran yazarın yaşamına bakıldığında, gençlik yıllarından itibaren toplum düzen ve işleyişlerine karşı çıkışının izlerine rastlanır. Hiçbir zenginlik hırsı olmayan Thoreau, yaşamı boyunca asgari geçim şartlarını sağlamaktan öte bir iş istememiştir.

PDF İNDİR




Helena Petrovna Blavatsky - Kabus Öyküleri

 


Helena Petrovna Blavatsky - Kabus Öyküleri

Helena Petrovna Blavatsky, tüm dünyada engin bilgi dağarcığı, dünyanın pek çok yerine yaptığı ziyaretler, ilginç hayat öyküsü, okült güçleri, bilim ve dinin bağnazlığına karşı verdiği amansız mücadelede gösterdiği eşsiz cesaretiyle tanınan bir isimdir. En çok da kurucuları arasında yer aldığı Teozofi Cemiyeti ile birlikte anılır. Son dönemlerde Mahatmalar ve Agarta ile ilişkisinden dolayı adı şaşırtıcı biçimde, söylendiği kadarıyla ülkemizin yakın tarihini ve bazı karanlık ilişkileri deşifre etmek amacıyla başlatılan "Ergenekon" soruşturmasında bile geçiyor. Bu konularda akla gelen ilk isimlerden olması, onun okültizmin tarihine ne denli nüfuz ettiğinin bir göstergesidir. Onun kaleminden çıkan, yoğun çalışma temposunun nispeten hafiflediği zamanlarda yazdığı bu küçük kitap ise, keskin zekâsını, öyküleme yeteneğini ve parlak hayal gücünü gösteriyor.

Kâbus Öyküleri'nin, yazarın acıyla dolu yaşamının son dönemlerinde tekrar kaleme alındığı bilinir. Blavatsky aynı dönemde, kapsamlı bir Teozofik Sözlük hazırlamak için hummalı bir çalışma içerisinde bulunduğundan, bu çalışma ile yoğunluğunun biraz olsun hafiflediği ve zihnini bu vesileyle dinlendirdiği rivayet edilir. Her biri birbirinden ilginç öykülerle Blavatsky'nin New York'taki evinde, birlikte çay ve sigara molası verecek ve öyküleri onun büyülü ağzından dinleyeceksiniz.

PDF İNDİR



Haluk Hepkon - Komplo Teorileri Tarihi

 


Haluk Hepkon - Komplo Teorileri Tarihi

Akla ve Aydınlanma’ya karşı haçlı seferlerinin yürütüldüğü günümüzde, komplo teorileri büyük rağbet görüyor. Birçok kişi dünyayı komplo teorileriyle açıklamaya çalışıyor. Haluk Hepkon bu kitapta, komplo teorisi külliyatının önemli köşe taşlarını Ekim Devrimi ya da Dünya Savaşları gibi büyük toplumsal altüst oluşlarla ilişkilendirerek bir komplo teorisi tarihi sunuyor. Yazar, komplo teorilerinin iki yüzyıllık tarihini ana hatlarıyla aktarırken okuru gereksiz ayrıntıya boğmadan, bu iddiaların ne zaman ve kimler tarafından ortaya atıldığına ve siyasal içeriğine odaklanıyor. İşte cevabı araştırılan bazı sorular:

Komplo teorilerinin Batı ve Doğu kültürlerindeki yeri?
Yeni Dünya Düzeni, İlluminati’nin projesi midir?
Fransız Devrimi’ni Tapınak Şövalyelerinin yaptığını öne sürenlerin amacı neydi?
Da Vinci Şifresi’nin asıl sırrı ne?
İttihat Terakki’nin Mason-Yahudi örgütü olduğu iddiasının asıl mucidi kim?
Atatürk hakkındaki İsrail kaynaklı iddiaların kaynağı ne?
Yahudilerin dünyayı yönettiği iddiası ilk defa ne zaman ortaya atıldı?
İsrail’in ortaya çıkışında komplo teorilerinin rolü var mı?

PDF İNDİR



Gülser Erçel - 100 Biyografide Dünya Ünlüleri

 


Gülser Erçel - 100 Biyografide Dünya Ünlüleri

Sosyal psikologlara göre şöhret, her şeyden önce çeşitli insani niteliklere ilişkindir (İyi ekmek yapan bir fırıncı, usta bir iz sürücü, vb.) Bu nitelikler çoğu kez topluluk açısından önemlidirler. Söz konusu bir nitelik ne kadar önemli algılanırsa, kişinin şöhreti de o ölçüde büyür. Ayrıca kişinin doğrudan ve kolayca gözlenebilen niteliklerinden (dışadönüklük, sıcakkanlılık) ziyade daha çok gözlem gerektiren nitelikleri (cesaret, cömertlik) şöhrete daha uygundur. Yine bu hususla ilgili olarak şöhret, sık görülen niteliklerden ziyade nadir görülen nitelikler etrafında oluşur.

PDF İNDİR




Graham E. Fuller - Türkiye Ve Arap Baharı

 


Graham E. Fuller - Türkiye Ve Arap Baharı

Orta Doğu'da Liderlik

Orta Doğu’da hem de Türkiye’de her şey çok büyük bir hızla gelişmekte ve değişmektedir. O kadar ki, dünyanın sayılı Orta Doğu uzmanlarından olan Graham Fuller’ın bu kitabı kaleme aldığı sırada yaşananlar ile Türkçe baskısının yayına hazırlandığı dönem arasındaki gelişmeler bile yeni bir kitap konusu olabilir. Ancak tüm bu yerel ve bölgesel aşırı-dinamizme rağmen Fuller’ın ferasetli analiz ve öngörüleri Arap devrimlerini ve Türkiye’nin bu kompozisyon içindeki konumunu net ve ufuk açıcı bir şekilde göz önüne sermektedir. Görüşlerine katılsak da katılmasak da, Fuller’ın tespit, tahlil ve önerileri üzerinde ciddiyetle durmayı hak etmekte, Türkiye’yi doğrudan ilgilendirmektedir.

PDF İNDİR




Graeme Donald - Tarihin Gizemi

 


Graeme Donald - Tarihin Gizemi 

Geçmişteki Efsanelerin Ardındaki Hakikatler

Tarihin Gizemi yüzyılları aşan süre boyunca geçmişimize dair hatalı noktaları ve temel yanlışlıkları gözler önüne seren sürükleyici bir kitap. Napolyon’un da dediği gibi: “Tarih insanların fikir birliğine vardığı geçmiş olaylardır.” Tarihî belgelerle ortaya çıkmış sürekli tekrar eden bir şeyin gerçek olarak kabul edilmesi zor değildir. Fakat sorgulanması gereken bu hususları ilk başta kimlerin ortaya attığı ve bu yanlışların neden hızlı bir biçimde kabul gördüğüdür?

Tarihimizin belirsiz ve hiç de önemsiz olmayan dönem ve olaylarına ait bu temel yanlışlıklar ve katıksız yalanlar, bildiğimiz tanıdığımız ikonik karakterleri ve okulda öğrendiğimiz olayların asıl yüzlerini görmemizi engelliyor. Kleopatra, Marco Polo, Kaptan Cook, Jeanne d’Arc; çoğumuz bunlara dair bir iki şey söyleyebiliriz. Fakat bu aydınlatıcı kitapta da deneyimleyeceğiniz üzere, sosyal ve siyasi tarihimize atacağımız yakından bakışla kazın ayağının hiç de öyle olmadığını, bu olayları kaydedenlerin niyetlerinin birçok şeyi gizlemek ve olmayan şeyleri ortaya çıkarmak olduğunu göreceksiniz.

PDF İNDİR




Gözde Kazaz & H. İlksen Mavituna - Bu Ülkeden Gitmek

 


Gözde Kazaz & H. İlksen Mavituna - Bu Ülkeden Gitmek

“Gurbetçi” ailesiyle birlikte 1980’li yıllarda “sıla”ya kesin dönüş yapan Zümrüt, otuz küsur sene sonra, 10 yaşındaki çocuğunu da yanına alarak Almanya’ya geri dönüyor. Türkiye’de sosyoekonomik açıdan dezavantajlı bir konumda olmayan Zümrüt’ü Almanya’da bekleyen hazır bir işi de yok. Peki o zaman neden gidiyor? Daha doğrusu, tıpkı Zümrüt gibi iyi eğitimli, yüksek vasıflara sahip, ekonomik açıdan toplumun geniş kesimlerine nazaran daha avantajlı sayabileceğimiz Türkler ülkeyi neden terk ediyorlar? 

Türkiye’de son yıllarda yaşanan göç hareketliliği öncekilerden biraz daha farklı görünüyor. Elinizdeki çalışmanın çıkış noktasını da işte bu yeni göç hareketliliğinin geçmişe kıyasla hangi açılardan farklı olduğu, kendini gitmek zorunda hisseden “huzursuz yurttaş”ların neden bu hisleri taşıdıkları ve hangi saiklerle harekete geçtikleri yönündeki sorular oluşturuyor. Amacımız, somut yaşamsal bir tehditle yüz yüze kalmamış olsa da Türkiye’den gitmek zorunda olduğunu hisseden kişilerin hikâyelerine kulak vermek.

PDF İNDİR




Glen Erik Hamilton - Ölümün Şifresi

 


Glen Erik Hamilton - Ölümün Şifresi

Gerçekçi ve cesur macera sevenler Ölümün Şifresi'ni okumalıdır. Glen Erik Hamilton, eğlenceli, hızlı akan, kanunsuzluklarla, büyük suçlarla ve pişmanlıklarla dolu bir hikâye yaratmıştır. Kitabı okudukça, sıradan dedektif hikâyelerini heyecanlı hale getirmenin nasıl bir şey olduğunu göreceksiniz. Bu kitap eski moda polisiye hikâyelerin modern yorumudur.

Glen Erik Hamilton, Van Shaw adında, aydınlıkla karanlık arasında gidip gelen gizemli olduğu kadar ilginç bir karakter yaratmıştır. Ölümün Şifresi, eğlence treniyle aşağı doğru süzülmenin tadını verecek bir gerilim kitabıdır. Kemerlerinizi bağlayın ve kendinizi eğlenceye bırakın!

PDF İNDİR




Georg Wilhelm Friedrich Hegel - Karalama Defterinden Aforizmalar

 


Georg Wilhelm Friedrich Hegel - Karalama Defterinden Aforizmalar

Hegel, Kant'ın felsefesine inanmakla beraber onun fikirlerini yetersiz buluyordu. Kant'ın aksine insanların her şeyi öğrenebileceklerine inanmıştı. Hegel'e göre dünya demek mantık demekti. İnsanlar mantığın sınırlarını çözdükleri anda beşerin sınırlarını da çözmüş olacaklardı. Hegel'e göre, biricik, canlı felsefe, çelişmelerin - daha doğrusu karşıtların - felsefesidir; çiçek, meyvanın ortaya çıkmasına yol açar, ama meyvenin ortaya çıkması için de, çiçeğin ortadan kalkması gereklidir.

1803-1806 döneminde kaleme alınan "Karalama Defterinden Aforizmalar" Hegel'in üzerinde çalıştığı değişik kitap, dergi, gazete ve kişiler hakkındaki iğneleyici notlarından oluşmaktadır.

PDF İNDİR




Friedrich Nietzsche - Seçilmiş Düşünceler

 


Friedrich Nietzsche - Seçilmiş Düşünceler

“Başkalarının hakkımızda bildikleri, kendi hakkımızda bildiklerimiz, belleğimizin hatırda tuttukları, yaşantımızın mutluluğu için sanıldığından daha az kesindir. Bir gün gelir, bu yaşantıda başkalarının hakkımızda bildikleri (ya da bildiklerini sandıkları) şeyler çıkıverir ortaya; o zaman onların fikirlerinin daha güçlü olduklarını fark ederiz. İnsan, adının kötüye çıkmasındansa bildiklerinin yanlış çıkmasına daha kolay katlanır.”

“Modern çağın en genel belirtisi: İnsan kendi gözünde saygınlığını inanılmaz derecede kaybetmiştir. Yaşamın uzun süre merkezi ve acıklı kahramanı olmuştur. Sonra, yaşamda hiç değilse kesin olana, bir değer taşıyana olan yakınlığını kanıtlamaya çalışarak - ahlâk kurallarının ana kurallar olduğuna inanıp insan saygınlığını ayakta tutmak isteyen bütün metafizikçiler gibi - Tanrı'yı elden kaçıran kimse, bu yüzden ahlâka olan inancına daha çok sarılır.”

Seçilmiş Düşünceler, Nietzsche'nin muhtelif eserlerinden derlenmiş aforizmaları, özdeyişleri barındırıyor.

PDF İNDİR




Franz Kafka - Bir Savaşın-Mücadelenin Tasviri

 


Franz Kafka - Bir Savaşın-Mücadelenin Tasviri

Kafka’nın uzun hikâyelerinden Bir Savaşın Tasviri, iki ahbabın arasında geçen konuşmalarla başlar ve şehir manzaraları eşliğinde devam eder. Öykünün kahramanı; “ahbabım” dediği adamla ne arkadaş ne düşmandır, sürekli bu ikircikli hâl arasında gidip gelir. Kafka’nın bütün üslubuna sirayet eden o güçlü yalnızlık ve yabancılık duygusunun hissedildiği novellasında, hayal ile gerçekliğin sınırları sıradan sınırlarmış gibi çoğu zaman silikleşir.
 
“Ve giysiler içinde insanlar
Gezerler sallanarak çakıl yolda
Üzerlerinde gökyüzü kocaman
Uzaktaki tepelerden
Uzak tepelere”

PDF İNDİR




Florent Guenard - Eşitlik Tutkusu

 


Florent Guenard - Eşitlik Tutkusu

Modern toplumlar eşitliği temel değerlerden biri olarak kabul ediyor. Nitekim günümüzde kimlik etrafındaki ayrımcılıklara karşı eşitlik mücadelesi gün geçtikçe güçleniyor. Buna karşılık maddi eşitlik mücadelesi güç kaybetti ve bu alandaki eşitsizlikler derinleşiyor. Bu paradoksu nasıl anlamalı? Eşitlik arzumuz adaletsizlikten rahatsız olmayacak kadar zayıfladı mı yoksa?
 
Florent Guenard eşitlik ile kurulan ruhsal ilişkinin karmaşık olduğunu gösteriyor. Yazara göre eşitlikçi toplumlarda eşitlik, hem bireyler arasındaki ilişkiyi yapılandırdığı hem de her bireyin kendini değerlendirmesi için bir kıstas oluşturduğu için başlı başına bir değer olarak benimseniyor. Modern ve eşitsiz toplumlarda ise bu tutku ortadan kalkmıyor ama kılık değiştiriyor: Herkes kendisi için eşitlik ister bir hale geliyor, çünkü modern hayatta onur duygumuz yaşam düzeyleriyle ilgili kıyaslamalardan etkileniyor.

PDF İNDİR




Fikri Sağlar - Dışardan

 


Fikri Sağlar - Dışardan

Mısır halkı 2011'de ayaklanmıştı, hala ayakta... Suriye'de savaş tamtamları çalıyor. İran'a biçilen rol hiçbir zaman değişmiyor... Afganistan, Irak ve Lübnan'da sınavdan geçen Türkiye, ABD'nin yanında Ortadoğu'nun yeniden inşasında kendine rol arıyor. AKP'nin Ortadoğu ve batı ülkeleri ile yürüttüğü politik ve diplomatik ilişkiler, Türkiye'nin geleceğini de şekillendiriyor. Fikri Sağlar'dan sıcak dünya gündemine "dışardan" bir bakış.

PDF İNDİR




Fırat Budacı - Kendimi Durduracak Değilim 2

 


Fırat Budacı - Kendimi Durduracak Değilim 2

Fırat Budacı'nın Uykusuz dergisindeki köşesinde yazdığı öykülerin ve denemelerin derlendiği 2. kitabı.

“İşte böyle sevgili oğlum; evlatlar büyüdükçe babalar kof çıkmaya başlar. Kabul ediyorum, beş yaş gerçek babayı görmek için biraz erken oldu. Onbeş onaltı yaşlarında olaylara ne kadar düz yaklaştığımı, yirmili yaşlarında kötü mizahın kalesi olduğumu, otuzlu yaşlarında bir dediğimi bir daha dediğimi, aynı anıyı defalarca anlattığımı, anlatırken etrafta benden başka gülen olmadığını göreceksin.”

PDF İNDİR




Fernando Pessoa - Huzursuzluğun Kitabı

 


Fernando Pessoa - Huzursuzluğun Kitabı

Huzursuzluğun Kitabı, kurmaca bir karakterin kendi hayatını anlattığı bir roman olarak görülebilir; ancak yazarla kahramanı sık sık birbirinin yerine geçtiğinden, Pessoa’nın hayatla ilgili kendine ait olan ve olmayan düşünceleri döktüğü, evirip çevirdiği bir denemeler, anlatılar toplamı olarak da kabul edilebilir. Pessoa bu kitap üzerinde 1913’ten itibaren çalışmaya başlamış, ölümüne dek parça parça yazmaya da devam etmişti. Ölümünden sonra, dağınık metinler bir araya getirilmeye başlandı ve 1982’de Portekiz’de yapıt ilk kez olarak basıldı; daha sonra, yeni bulunan parçaların eklenmesi ve elyazmalarında yanlış okunmuş yerlerin düzeltilmesiyle yeni basımlar yapıldı.

PDF İNDİR




Epiktetos - Yarın Bambaşka Bir İnsan Olacağım Diyorsun Niye Bugünden Başlamıyorsun

 


Epiktetos - Yarın Bambaşka Bir İnsan Olacağım Diyorsun Niye Bugünden Başlamıyorsun

Epiktetos’un el kitabı denen bu küçük kitabı modern felsefe ve modern düşüncenin gelişmesinde önemli ölçüde büyük rol oynamıştır. Yerel dillere çevrildiğinden beri bağımsız entelektüeller Hıristiyan karşıtı düşünürler ve öznelciler arasında çok okundu. Montaigne’in kitapları arasında el kitabı da vardı. Pascal bu megaloman, gururlu, stoacı filozofu şiddetle reddetmiştir. Büyük Frederick bütün kampanyalarına onu taşımıştır. Bu küçük kitap Epiktetos’un eserlerinden alıntılanmış paragraflar içeriyor.

PDF İNDİR





Emre Kongar - Demokrasi ve Vampirler

 


Emre Kongar - Demokrasi ve Vampirler

* İnsanlık 21. Yüzyılda nereye gidiyor?
* Türkiye AB ilişkilerinin gerçek boyutları nelerdir?
* Postmodernizmin Türkiye'deki etkileri nelerdir?
* Feodal Demokrasi" ve "Beyinsizler Demokrasisi" nedir?
* Papa suikastının ardında hangi gerçekler yatıyor?
* Ermeni iddiaları ne kadar doğrudur?
* Kafa karıştırologlar kimlerdir, ne yaparlar?
* Türkiye'de siyaset yağmaya nasıl dönüştü?
* Siyasetçiler nasıl yamyamlaştı?
* Yamyam siyasetçiler nasıl vampirleşti?

Türk toplumunun sosyolojik yapısını çok iyi analiz etmiş Prof. Dr. Emre Kongar'ın bu kitabı, gerek yerel gerekse küresel çapta gelişen olaylara dair yorumlarını ve öngörülerini içeriyor. Yazarın Cumhuriyet Gazetesi'ndeki köşesinde yayınlanan yazılarını okuma fırsatını kaçırmış olanlar için "Demokrasi ve Vampirler" isimli kitabı bu yazıların yeniden gözden geçirilmiş bir seçkiden oluşuyor.

PDF İNDİR



Emine Gürsoy Naskali - Alay Kitabı

 


Emine Gürsoy Naskali - Alay Kitabı

Alay etme; sosyalleşmek, çatışmaları çözmek, yaratıcı ve eğlenceli şekillerde zaman geçirmek gibi nedenlerle sosyal hayatın merkezinde yer alan bir olgudur. Bu olgu, ifade ve hareketlerdeki küçük değişimlerle aşağılayıcı ve küçük düşürücü bir hâl aldığı zaman oldukça rahatsız edici sonuçlara yol açabilir. Bünyesinde mizah, şaka, ironi, iğneleme vb. çeşitli kavramlar barındıran alay etmenin net ve yeterli bir tanımı da yapılamamıştır. Bu yönüyle söz konusu kavramın; duruma ve algı biçimine bağlı olarak kişiden kişiye değişebilen, karmaşık bir yapıya sahip olduğu söylenebilir.

PDF İNDİR




Elfriede Jelinek - Dışarıda Kalanlar

 


Elfriede Jelinek - Dışarıda Kalanlar

Avusturya edebiyatının modern seslerinden, 2004 Nobel Ödülü’ne layık görülmüş, Piyanist’in yazarı Elfriede Jelinek, savaş sonrası toplumunda ne kendilerine gösterilen yeni değerleri ne de geçmişte peşine düşülen hedefleri kabul eden, geçiş yaparken kendilerini bulamayan ve dünyayı anlamlandıramayan gençleri anlatıyor. 

PDF İNDİR





Edvard Munch - Mahrem Günlükler

 


Edvard Munch - Mahrem Günlükler

Bizler Dünyadan Püsküren Alevleriz

Çığlık adlı tablosuyla küresel bir kültür ikonuna dönüşen Norveçli ressam Edvard Munch (1863-1944) eserlerinde melankoli, endişe, bunalım, korku ve iç sıkıntısı temalarını ustalıkla işlemiştir. İlk çizimlerinden itibaren benzersiz bir üslup geliştiren Munch, insan ruhunun derinliklerine nüfuz eden bakışı ve dışavurumcu tarzıyla âdeta huzursuzluğun resmini yapmayı başarmıştır.

Munch ressam olduğu kadar yazar olarak da yeteneklerini ortaya koymuştur. Nitekim gençliğinden itibaren anı, kurgu, portre yazıları, şiir ve felsefi deneme tarzında metinler kaleme almıştır. İnsanlık durumunun hem coşkusunu hem de karanlık dehlizlerini şiirsel bir dille günlüklerine yansıtan Munch, yazılarında resimlerini bütünlüyor gibidir. Munch günlüklerinde sadece sanat anlayışını ya da eserlerini var eden unsurları değil, kişiliğinin gizli yanlarını da bazen ironik, komik, sevecen, bazen gotik, romantik sözlerle ve hikayelerle ortaya koymaktadır. Yer yer Nietzsche’nin üslubuna yaklaşan, kimi zaman ise kendi uçurumundan kaçmaya çalışan Munch’un günlüklerini okuyanlar, ressamın yaşam öyküsünü takip ederek dostluk, aile ve aşk hakkındaki düşüncelerini öğreneceği gibi, onun kronik depresyonunu ve içindeki Çığlık’ı da hissedecektir...

PDF İNDİR




Edgar Allan Poe - Ölümcül Öyküler

 


Edgar Allan Poe - Ölümcül Öyküler

Morgue Sokağı Cinayeti, Altın Böcek, Arthur Gordon Pym'in yazarı Edgar Allan Poe kısacık hayatına (1809-1849) özgünlüğü yadsınamaz yapıtlar sığdırdı. Baudelaire'in deyişiyle, "insanın kendisiyle çelişme ve çekip gitme hakkına saygı göstermeyen" bir toplumda Poe'nun yaşamı bir çöl insanınınki gibiydi. Amerika'nın değişik kentlerinde, Avrupa'da, hatta Rusya'da hep yeniden başlamak istedi. Ama boşuna! Disipline gelmeyen bir zekayı kimse kabul etmek istemiyordu. Gerçek hayatında neler yaşamış olursa olsun yapıtlarında dört saplantıyı işledi: kadın, suç, ölüm ve sanat. Poe'dan yeni öyküler bekleyenlerin kaçırmaması gereken bir kitap.

PDF İNDİR




Dost Körpe - Çağdaş Korku Öyküleri

 


Dost Körpe - Çağdaş Korku Öyküleri

Dindar, zengin bir adam Tanrı'nın dikkatinin çekebilmek için Şeytan tarafından kandırılmayı göze alıyor... Avlanmaya çıkan bir gece yaratığı hiç beklemediği bir sürprizle karşılaşıyor... Savaştan dönen bir asker her şeyin yapay ve sahte olduğu bir dünyada gerçeğin peşine düşüyor... Genç, yeniyetme bir vampir efsanevi Dracula'ya simgesel bir savaşta meydan okuyor...

Çağdaş korku edebiyatının en seçkin öykülerinin yer aldığı bu derlemede yapıtları Türkçeye ilk kez çevrilen Ramsey Campbell, Harlan Ellison gibi ustaların yanı sıra Ray Bradbury, Robert Bloch ve Clive Barker gibi tanıdık isimlere de rastlayacaksınız. Çağdaş Korku Öyküleri, yalnızca ürün meraklılarının değil, 20. yüzyıl korku edebiyatı hakkında bir fikir sahibi olmak isteyenlerin de zevkle okuyacağı, son yıllarda Türkçe'de yayımlanmış tek örnek.

PDF İNDİR





Donald Barthelme - Pamuk Prenses

 


Donald Barthelme - Pamuk Prenses

Yetişkinler İçin Postmodern Bir Roman

Masalı biliyorsunuz… Gerçekleri öğrenmek için yeterince büyüdünüz!

Pamuk Prenses, deneysel yazının devi Donald Barthelme’den inandığımız masallara, uçsuz bucaksız çöp yığınlarımıza, kurtarıcılarını boşu boşuna bekleyen kadınlara, çevrelerindeki kadınları tüketmekten bıkıp usanmayan erkeklere, söylediğimiz yalanlara ve ayak uydurduğumuz tüm çarpıklıklara rağmen vazgeçmediğimiz kahramanlık sanrılarına dair sarsıcı, düşündürücü, eğlenceli, başıbozuk ve kolay kolay hazmedilemeyecek, tuhaf, sıradışı ve aykırı bir roman.

Hayal gücünden yoksun ve yaratıcılık karşısında korkudan tir tir titreyen, topu bir arada iki “tam” erkek etmeyen, yedi çalışkan adam. Gözü kendinden başkasını görmeyen, sözde bir prens. Kötülüğünden güç alan ve arıza bir adama aşkıyla iyice bileylenmiş bir cadı. Üstlendiği role itirazı olan bir lider… Yaşamla çelişen yasaklar. Sadece kapılı kapılar ardında yıkılan tabular. Zehirli elmalar değil de, zehirli içkiler. Birbirine karışan sesler. Her şeyden önce gelen ve her ne pahasına olursa olsun asla ihmal edilmeyecek işler. En büyük üretimi çöp olan, çivisi çıkmış bir dünya… Ve penceresinin kenarına oturmuş, ezber hayallerini bir an olsun sorgulamayan, rayından çıksa bile rolünden vazgeçmeyen, meçhul kurtarıcısını beklemekte ısrarlı, çağdaş bir kadın; Pamuk Prenses.

PDF İNDİR




David Stiebel - Konuştukça Batıyoruz

 


David Stiebel - Konuştukça Batıyoruz

İletişim kopukluğu çağımızın en yaygın hastalığıdır. Karşı karşıya kaldığımız pek çok olayda, sık sık kendimizi açıkça ifade edemediğimizi, anlaşılamadığımızı ya da yanlış anlaşıldığımızı düşünmüşüzdür. Konuştukça düzeleceğini sandığımız işler çok kez daha da kötüye gitmiştir.

Birisiyle, herhangi bir konuda anlaşmazlık yaşıyorsunuz. Saatler süren konuşmalardan sonra, birbirinizi oldukça iyi anladığınızı düşünüyorsunuz ama çözüme bir adım bile yaklaşamadığınızı fark ediyorsunuz. Bazen, bırakın çözüme yaklaşmayı, olaylar dallanıp budaklanıp, iyice içinden çıkılmaz bir hal alıyor. Konuşuyorsunuz! Daha çok konuşuyorsunuz! Genellikle de konuştukça batıyorsunuz.

Peki yanlış nerede? Yanlış, yalnızca karşılıklı konuşarak ve birbirimizi daha iyi anlayarak bütün problemlerin üstesinden gelebileceğimiz şeklindeki yaygın kanıya saplanıp kalmamızda. Konuştukça Batıyoruz; bu yaygın kanıya meydan okuyor. 

Krizdeki siyasetimizin ve ekonomimizin liderleri ve bütün kahramanları bu kitabı mutlaka okumalı... Hem bundan sonra hata yapmamak, hem de 'Bundan önce nerelerde, nasıl hata yaptık' sorularına cevap bulabilmek için... Bugün dünyada iletişim kopukluğundan, birbirleriyle anlaşamamaktan şikayet etmeyen kişi yoktur... İşte onun için bu kitabı, sadece yöneticiler değil, herkes okumalıdır."

PDF İNDİR




David Crowley & Paul Heyer - İletişim Tarihi

 


David Crowley & Paul Heyer - İletişim Tarihi

Taş Devri Sembollerinden Sosyal Medyaya

İletişim tarihi sadece günümüz medya teknolojilerinin tarihinden ibaret değildir. Bu tarih, insanın yeryüzündeki varlığına içkindir. İnsan, temel bir iletişim gücü olarak varlığını sürdürebilmek ve geliştirebilmek için kendisiyle, doğayla ve diğer insanlarla iletişim kurmuş; bu ise insanın kendisinin, doğanın ve toplumun dönüşümüne katkı yapmıştır. İnsanın kendi tarihini üretme macerası aynı zamanda iletişimin tarihini oluşturmaktadır. Elinizdeki kitabın önemi buradan kaynaklanmaktadır. Kitap, antropolojik bir bakışla, insanlığın başlangıçtan günümüze kadar olan macerasını iletişim çerçevesinden anlatmaktadır.

Günümüzün internet ve kitle iletişim medyasının teknolojik dünyasından geçmişin mağara resimlerinin ve Venüs heykellerinin dünyasına kadar uygarlık tarihi, iletişim tarihiyle ilişki içinde ve tekno-fetişizmin tuzağına düşmeden ortaya konulmaktadır. Kitap, bu yönüyle sadece iletişim alanında çalışanlar için değil aynı zamanda tarih, antropoloji, dilbilim ve sosyoloji başta olmak üzere sosyal bilimlerin bütün lanlarında çalışanlar için başucu kaynakları arasında yer alabilecek bir öneme sahiptir.

PDF İNDİR




Daniel Smith - Büyük Fikirler El Kitabı

 


Daniel Smith - Büyük Fikirler El Kitabı

Tarihi Değiştiren 150 Büyük Buluş ve Kavram

İnsanlık tarihinde - din, bilim, felsefe, tıp, psikoloji, siyaset, ekonomi ve sanat - alanlarındaki en önemli ve kalıcı fikirlerin bir kısmı araştırılmış ve her biri kısa, erişilebilir bir biçimde sunulmuştur.

Büyük Fikirler; içinde yaşadığımız dünyayı, dünyadaki yerimizi, geçmişi şekillendiren yolları ve geleceği şekillendirecek şekilleri kökten değiştiren kavramlar ve kuramlardır. Bunlar, insan uygarlığı üzerinde büyük bir etkisi olan fikirlerdir ve insan marifetinin tüm disiplinlerinden gelmektedirler.

Konuları ise - Yaratılış Mitolojisi, Varoluşçuluk, Görelilik, Uzay Seyahati, Geometri, Etik, Davranışçılık, Genetik, Savaşlar, Ulus Devleti, Anarşizm, Kapitalizm, Klasik Sanat ve Mimarlık, Rönesans, Kaos Teorisi - ve daha pek çok şeyi kapsar.

Bu bilgi dolu, açık, kısa, erişilebilir ve çok yönlü kitap - Dünya düşünce tarihinin - en önemli ilkelerinden 150'sine önemli bir giriş yapmaktadır. Her harfiyle okuyucusuna katkı sağlayacak eser, başvuru kitapları arasında yerini almıştır.

PDF İNDİR




Daniel C. Dennett - Aklın Türleri

 


Daniel C. Dennett - Aklın Türleri

Bir Bilinç Anlayışına Doğru

Felsefe, yapay zekâ ve nörobiyolojiden kaynaklanan fikirleri birleştiren Dennett, okuru bir araştırma gezisine çıkarıyor: Birisi, başka birinin aklından geçenleri gerçekten bilebilir mi? İnsan aklını, hayvanların, özellikle de karmaşık davranışlarda bulunabilenlerin aklından ayırt eden nedir? Bu tür hayvanlara dil yetisi verilse, bizimki kadar ince ayrıntıları farkedebilen bir zeka geliştirebilirler mi? İnsana özgü bir beceriyle, içinde yaşadıkları dünya hakkında kuramlar oluşturmayı başarabilirler mi? Robotlar duyu sistemleriyle donatılsa, düşünce hakkında düşünme becerisi de dahil olmak üzere, insan zihnine özgün nitelikleri sergileyebilirler mi? Hayvan yaşamının, sık sık yinelenen çevre koşullarına tepki verme becerisinden, çok daha etkili bir şekilde zorlukları yenmeye, ilk kez karşılaşılan durumlarda geçmiş deneyimlerden yararlanarak geleceği tahmin etmeye doğru adım adım nasıl ilerlediğini gösteren Dennett, bir dizi küçük ama devrim niteliğindeki aşamanın bizi o ilkel evreden, uzun vadeli amaçlar belirleyip gerçekleştirmeye getirdiğini savunuyor. Video kamerası "gözleri"yle, "içeride bir olduğu" izlenimi veren robotlardan söz ederken de, örümceklerin hiçbir şeyi umursamadan zarif desenli ağlarını ören minik robotlar olup olmadığını düşünmemizi isterken de, Dennett bizi esinlendiren, hatta tedirgin edici şeyleri düşünmeye iten soruları ustaca bulup çıkarıyor.

PDF İNDİR



Damon Young - Bahçede Felsefe

 


Damon Young - Bahçede Felsefe

Jane Austen, bir bahçesi olmadığı zamanlarda neden yazamaz hale gelmişti? Jean-Paul Sartre kendi halinde bir parktan neden ölesiye nefret ediyor, o parkın tetiklediği “bulantı” duygusuyla tüm yaşamı boyunca nasıl mücadele ediyordu? George Orwell’ı en güç koşullarda toprağında delice çalışmaya iten neydi? Birkaç bodur, çirkin saksı çiçeği Marcel Proust’a ne ifade ediyordu? Ve Voltaire, “Bahçemizi ekip biçelim,” derken yalnızca felsefi bir alegori mi yapıyordu?

İnsanın doğayla olan özel ilişkisi bahçede sergilenir. Bahçe, insanın fiziksel ve zihinsel olarak doğayla nasıl bir ilişki kurduğunu gösterir. Normalde saklı kalan veya unutulan doğa-insan birlikteliği bahçede çarpıcı bir şekilde görünür hale gelir; bir gösteriye, bir sergiye, bir sunuma dönüşür. Aristoteles’in ifadesiyle, bu ezelî ilişki bahçede ete kemiğe bürünür. Bahçe, insanın doğayla fiziksel ve zihinsel dayanışmasının sergilendiği yerdir. Bahçe insanlaştırılmış evreni görünür ve anlaşılır kılar; bu görünen, hissedilen ve üzerinde düşünülen bir birlikteliktir.

PDF İNDİR




Christian Delacampagne - Filozof ve Tiran

 


Christian Delacampagne - Filozof ve Tiran

Yanılsamanın Tarihi

Delacampagne, Filozof-Tiran, Filozof-Politikacı, Devrimci-Tiran ve iktidar ilişkileri çerçevesindeki bir yanılsamanın tarihini ve bugününü inceliyor.

Filozof ve Tiran... Hangisi 'iyi'? Hayatları boyunca dünyayı değiştirmek ya da iktidara ortak olmak için uğraşan filozoflar mı, yoksa dünyayı yönetebilmek için zora başvurmaktan hiçbir koşulda çekinmeye tiranlar mı?

Delacampagne'e göre "Tiran ve Filozof tarihi bir çifttir. Boşanmaya mahkum bir çift. Tiran 'pragmatiktir'. Tek amacı olan iktidarını korumak uğruna, her uzlaşmaya, her yalana, her ihanete hazırdır. Filozof ise, Tiran'ın bu pragmatik dilini "gerçekliğin dilini" anlayamaz.

Ve kendilerini ölümsüz 'tarih'in yerine koyarak tarihi ve toplumu değiştirebileceklerine inanan filozoflar, aslında her zaman iktidarla ya da tiranla uzlaşmaya çalışırlar. Filozof dünyayı kurtarmaktan ya da dünyayı değiştirmekten söz ettiğinde iktidara seslenmektedir. Bilgiyi ve kavramları, 'iktidar'ın gerçek silahlarının hizmetine sunmaktadır. Bunun sayısız örneği vardır: Platon, İsokrates, Ksenophon ve diğerleri kadar olmasa da Aristoteles Helenli "Tiran" figürüyle büyülenmişlerdi. Hegel, atının üzerindeki İmparator Napolyon'u gördüğünde dünyanın ruhunu gördüğüne inanmıştı. Heidegger, huzuruna çıkamadığı Hitler'e danışman olmak için çok uğraşmış, ama becerememişti.

PDF İNDİR



Charles Beaumont - Tut Ki Bir Rüya Gördün

 


Charles Beaumont - Tut Ki Bir Rüya Gördün

Otuz sekiz yaşında kanser sebebiyle hayatını kaybeden Charles Beaumont, ismini Alacakaranlık Kuşağı için yazdığı senaryolarla duyurmuştu. Dizinin belki de en popüler bölümlerinin senaryolarında, fikirlerinde onun da imzası vardı. Ray Bradbury, ona yazdığı öyküleri gösteren genç Beaumont’a “Evet, sen kesinlikle bir yazarsın,” demişti. Tut ki Bir Rüya Gördün korku, bilimkurgu, kara polisiye, fantazi gibi birçok türde eserler kaleme alan yazarın en iyi öykülerinden bazılarının toplandığı tuhaf mı tuhaf bir seçki.

PDF İNDİR





Cesar Rendueles - Sosyofobi

 


Cesar Rendueles - Sosyofobi

Dijital Ütopya Çağında Siyasal Değişim

İletişim teknolojileri, moderniteden arta kalan sorunları aşacak bir araç mı, yoksa sermayenin tahakkümünün yeni araçlarla sürdürülmesinin farklı biçimi mi? İletişim teknolojisindeki yenilikler, uzun zaman boyunca toplumsal hayatı olumlu yönde değiştirebilecek ütopik bir unsur olarak görüldü. Bilhassa Avrupa solu, genel olarak teknolojinin, özel olaraksa internetin ekonomik ve siyasi koşulların eşitlikçi bir yeniden inşasına zemin hazırladığı fikrinde ısrarcı oldu.

Cesar Rendueles, beklentilerin aksine iletişim teknolojilerinin sosyal gerçekliği ve işbirliğini artırmak yerine sınırlandırdığını ileri sürüyor. Dayanışmanın ve geleneksel topluluk ilişkilerinin gereksiz olduğu konusundaki yaygın inanca karşı çıkan Sosyofobi, neoliberalizmin yarattığı sosyal tahribattan yola çıkarak teknolojinin çözüme dönük iddialarının gerçekliğini sorguluyor. Öte yandan, teknolojideki gelişmelerle eşitlikçi bir gelecek perspektifini yan yana getiren siber ütopyacı yaklaşıma şüpheyle yaklaşan yazar, kemer sıkma politikaları karşıtı İspanyol 15-M hareketi örneği üzerinden yeni toplumsal olanakları sorgularken, siber fetişizme yönelik toplumsal tepkinin boyutlarını inceliyor.

PDF İNDİR




Carsten Jensen - Biz Boğulanlar

 


Carsten Jensen - Biz Boğulanlar

Avrupa ve Amerika'da 1.000.000 Okura Ulaşan Destansı Masal!

Son zamanların en önemli Avrupalı yazarlarından Carsten Jensen'den baş döndürücü bir drama, bir destan. Biz Boğulanlar; ironik, çarpıcı, sürükleyici ve zekice. On dokuzuncu yüzyılın ortalarından İkinci Dünya Savaşı'na doğru yelkenlerini açan bu roman, Deniz'in hikâyelerini okura aktarırken oldukça renkli yazınsal teknikler kullanıyor. Kara'nın bahtsız kaderini, onun endüstriyelleşmesini, savaşlarını, acımasızlığını şiirsel bir düşe dönüştürüyor, bize hiç de yalan söylemeden yaşamımızın koca bir düş olduğunu hatırlatıyor. Her şey bittiğinde okuru şu soruyla başbaşa bırakıyor, Jensen: "Sahi, yaşanan her şey bir düş değil mi?"

PDF İNDİR




Carl Sagan - Cennetin Ejderleri

 


Carl Sagan - Cennetin Ejderleri

İnsan Zekasının Evrimi Üzerine Düşünceler

Doğum, memeli hayvan türleri içerisinde sadece insan tarafından acı verici bir deneyim olarak yaşanır. Bunun sebebi açıktır: Keskin zekâya ev sahipliği yapacak büyük bir beyin.

Zekânın evrimiyle doğum sancısı arasındaki bağlantı umulmadık bir şekilde Eski Ahit'te kurulmuş gibidir. Havva, yılanın ya da ejderin kışkırtmasıyla iyiliğin ve kötülüğün bilgisini taşıyan ağacın meyvesinden yer. Tanrı bunun üzerine Havva'yı cezalandırır; ona "Acı çekerek doğum yapacaksın" der. Tanrı'nın herhangi bir bilgiyi değil de özellikle iyilik ile kötülük arasındaki farkın bilgisini yasaklamış olması ilginçtir.

Ejdere bundan sonraki hayatını yerde sürünerek geçirme cezası veren Tanrı her iki türü, sürüngenleri ve memelileri ayrı ayrı cezalandırmakla kalmayıp birbirlerine de düşman eder: "Onun soyu senin başını ezecek, sen onun topuğuna saldıracaksın."

Carl Sagan'ın bilim ile mitoloji arasında çarpıcı paralellikler kurduğu bu klasikleşmiş yapıtını ilgiyle okuyacaksınız.

PDF İNDİR




Can Kozanoğlu - Bıçkın ve Ağlak

 


Can Kozanoğlu - Bıçkın ve Ağlak

Yeni Türkiye'nin Hikayesi

Can Kozanoğlu, Cilalı İmaj Devri, Pop Çağı Ateşi, İnternet Dolunay Cemaat ve Yeni Şehir Notları’nda 1990’lar Türkiye’sini anlattı. Siyaset, toplum, ekonomi, şehir yaşamı, popüler kültür, medya, tüketim alışkanlıkları, eğlence, özetle bir ülke hakkında bahse değer her şey vardı bu kitaplarda. İnce gözlemlerle insansız bankacılık, arabeskin dönüşümü, yuppie’ler, new age akımlar, Fetullah Gülen, internet, orta sınıfın AVM’lerle sınavı, televizyon dizileri furyası, pop patlaması, özel güvenlik sektörünün yükselişi bu kitaplarda çıktı karşımıza...

Can Kozanoğlu 2000'lerde bu tür kitaplara ara verdi. Oysa Türkiye’nin son 15 yılda yaşadıkları ve geçirdiği dönüşüm malum... Mirgün Cabas’ın Can Kozanoğlu’yla yaptığı söyleşiler dizisi sonucunda ortaya çıkan Bıçkın ve Ağlak, aradaki yılları önceki dört kitaba bağlayan bir devam kitabı... Mirgün Cabas soruyor, Can Kozanoğlu “Yeni Türkiye’nin Hikâyesi”ni anlatıyor: Bıçkın ve Ağlak...

PDF İNDİR





Burcu Karakaş - Ne Olmuş Güldüysek

 


Burcu Karakaş - Ne Olmuş Güldüysek

Evrim Alataş Kitabı

Burcu Karakaş, Evrim Alataş’ı anlatıyor. Çocukluğunu, çocukluğunun geçtiği ve kendisinin bir “vaha” olarak tanımladığı köyünü, gazeteciliğe olan tutkusunu, üretme ve yaratmaya olan açlığını, hayatın en kıyıcı yönlerine bile mizahla yaklaşabilme cesaretini, kurduğu ilişkileri, kısacık hayatında dokunduğu onca insanı… Hayatına mücadele içinde başlamış, bu mücadeleyi hem toplumsal hem kişisel alanda sürdürmüş, zorluklara, haksızlıklara karşı direncini yitirmemiş, bir “ses” olmaya çalışmış, bunu da layıkıyla yerine getirmiş, tanıdığı herkesin yüreğine dokunmayı başarmış bir isim Evrim Alataş.

Ne Olmuş Güldüysek’te Karakaş, Evrim Alataş’ın kendine has üslubunu, yaşama hevesini ve mücadelesini en yalın haliyle anlatıyor, onun sesini aktarıyor.

“Evrim Alataş kimsenin adına konuşmadı. Hakkında da konuşmadı. Sesi sahibine iade etti. O sese tercüman oldu. Duyulsun diye. Tek soru şu: Duyuyor musunuz?”

PDF İNDİR




Barış Terkoğlu & Barış Pehlivan - Mahrem

 


Barış Terkoğlu & Barış Pehlivan - Mahrem

Gizli Belgelerde Türkiye'nin Sırları

- AKP-Cemaat ortaklığı, bir kız çocuğuna tecavüz dosyasını neden ve nasıl kapattı?
- Fethullah Gülen'in Pensilvanya'daki evini kimler, neden bastı?
- Emniyet İstihbarat, ABD Büyükelçiliği'ne Erdoğan'a dair ne söyledi?
- Cemaat'in İmamı, hakkındaki iddiaları ilk kez nasıl yanıtladı?
- Hangi AKP milletvekillerinin özel hayatları Washington'a not edildi?
- Erdoğan'a, hangi AKP'lilerin "cinsel kabahatleri"ne karşı harekete geçmesi için baskı uygulandı?
- Emine Erdoğan'ın Mustafa Sarıgül'e vefasının altında ne vardı?
- Hangi Zaman gazetesi yazarı, karısını ABD Başkonsolosu'na şikâyet etti?
- ABD hangi konuda Hakan Fidan'ı esefle karşıladığını söyledi?
- Gülenciler TSK'daki havuz partilerinde neden bikini giyiyor?
- MİT'in istihbaratçı adaylarına okuttuğu ders kitabında neler yazıyor?
- Hangi ünlü gazetecilerin geçmişi isim isim fişlendi?
- 'Çok eşliliği' MİT belgesine konu olan muhalif parti lideri kim?
- Hangi ünlü işadamı ABD'li diplomata kendisini "Ben Amerika'nın avukatıyım" diye tanıttı?

Bu sorular ve daha fazlası… İsim isim, olay olay… İlk kez okuyacağınız gizli belgeler ışığında Türkiye'nin sırları ortaya çıkıyor.

PDF İNDİR





Brian Christian & Tom Griffiths - Hayatımızdaki Algoritmalar

 


Brian Christian & Tom Griffiths - Hayatımızdaki Algoritmalar

Günlük Kararların Bilgisayar Bilimi

Yaşamımızın tamamı, belirli bir sorun grubuna yol açan mekân ve zaman kısıtları ile sınırlandırılmıştır. Bir günde ya da ömrümüz boyunca ne yapmalı ya da ne yapmamalıyız? Ne kadar karışıklığı kabul etmeliyiz? Bunlar insanlar açısından içinden çıkılmaz durumlara benziyor olabilirler fakat öyle değiller: Bilgisayarlar da aynı kısıtlamalarla karşı karşıyalar, bu nedenle bilgisayar bilimciler onlarca yıldır bu tür sorunların farklı versiyonlarıyla uğraşmaktadır. Ve buldukları çözümlerin bize öğreteceği çok ama çok şey var.

PDF İNDİR





Bill Fawcett - Tarihin Akışında 101 Tökezleme

 


Bill Fawcett - Tarihin Akışında 101 Tökezleme

Perslerle müzakere eden Atina elçileri, çaresizlikten imzaladıkları metnin ne anlama geldiğini incelemiş olsalardı, bunun günümüze etkileri olur muydu?

Bir halefi belirlemesi istendiğinde, Büyük İskender imparatorluğunun “en güçlüye” gitmesi gerektiğini ilan etti… Ama biraz daha spesifik olsaydı, rakip gruplar savaşa girer miydi?

Eğer Adolf Hitler Viyana Sanat Akademisi’ne kabul edilip dört yıl eğitim görebilseydi, neler olurdu?

Bill Fawcett’in Tarihin Akışında 101 Tökezleme kitabında geriye bakmanın sağladığı avantajla, geçmişteki tökezlemeleri görebiliyoruz. Bu kitap kadim İran’dan günümüz Washington’una uzanan geniş bir coğrafyada meydana gelen ve tarihin akışını değiştiren 101 olayı anlatan doksan altı makaleden oluşuyor. Bu hataların her biri tarihin akışını değiştirdi.

PDF İNDİR




Barry Rubin - İstanbul Entrikaları

 


Barry Rubin - İstanbul Entrikaları

Yer: İstanbul... İkinci Dünya Savaşı'nın casusluk merkezi.
Başlıca Karakterler:
Biri alman diğeri Amerkalı iki istihbarat ajanı...
Stalin'in baş suikastçısı...
Almanya'nın pusudaki büyükelçisi...
Müttefiklerle gizlice barış görüşmesi yapan Macar yöneticiler...
Üç dört tarafa da çalışıp kimin için kime ihanet ettiklerini bile zaman zaman unutan ajanlar..
Ancak gerilim romanlarında rastlanabilecek olayların gerçekten yaşandığı bir kentin, İstanbul'un öyküsü...

PDF İNDİR





Baran Dural - O'nun Hikayesi

 


Baran Dural - O'nun Hikayesi

Yeni Başlayanlar İçi Atatürk

O, kişisel kazanç ve ün peşinde koşan basit bir diktatör değil, gelecek kuşaklar için sağlam temeller atmaya uğraşan bir kahramandı. - Prof. Walter L. Wriht Jr.

Atatürk öldü. Barış kubbesinin Doğu sütunu yıkıldı. Artık evrende barışı kimse garanti edemez. Nitekim Avrupalı devlet adamları; onun 1930'da yaptığı uyarı ve tavsiyeleri dinlememiş ve dünyayı 1939 yılında ikinci büyük savaş felaketinin içine sürüklemişlerdir. - Sanerwin Gazetesi

O, benzeri olmayan bir devlet adamı idi. Diktatörlerin tahammül edemediği serbest bir nizamla, başaramadığı ve başaramayacağı işler yapmıştır. Tarihte böyle adamlar devirlerine kendi adlarını vermişlerdir. - Word Price

1922'de Türk ordularının zaferi neticesi Anadolu'daki emelleri gerçekleşmeyen İngiltere'nin Türk düşmanı olarak bilinen Başbakanı Lloyd George, Parlamento'da kendisine yöneltilen suçlama ve tenkitleri şöyle cevaplandırmıştır: "Arkadaşlar, yüzyıllar nadir olarak dâhi yetiştirir. Şu talihsizliğimize bakın ki o büyük dâhi çağımızda Türk Milleti'ne nasip oldu. Mustafa Kemal'in dehasına karşı elden ne gelirdi." - David Lloyd George İngiltere Başkanı 1922

Şüphesiz ki, Türkiye Cumhuriyeti'nin doğuşu ve o zamandan beri Atatürk'ün ve Türkiye'nin giriştiği derin ve geniş devrimler kadar bir ulusun kendisine olan güvenini daha başarı ile belirten bir başka örnek gösterilemez. - John F. Kennedy, ABD Başkanı, 1963

O, güçleri birleştirmeyi, kırılmış cesaretleri yükseltmeyi bilmiş ve talihi zorlayarak, ülkenin milli bütünlüğünü tekrar kurmuş ve memleketinin bağımsızlık ve egemenliğini kazanmasını başarmıştır. Atatürk böylece, ölümü esirliğe tercih eden bir ulusun neler yapabileceğini hayretler içinde bulunan dünyaya göstermiştir. Bu örnek unutulmayacaktır. - Habib Burgiba Tunus Cumhurbaşkanı

PDF İNDİR




Aydın Boysan - Ne Güzel Günlermiş

 


Aydın Boysan - Ne Güzel Günlermiş

Ben yaşama kıdemime dayanarak diyeceğim ki, yaşama sevincini arayıp ele geçirmek için, çaba göstermek gerekiyor.

"Gözümüz korkmasın! Çaba dediğim için, büyük zahmetlere girişileceği sanılmasın! Yapılacak is, sadece bir gözlük takmaktan ibaret... O da ne mi?.. Mizah gözlüğü, mizah... Bütün marifet bu."

Aydın Boysan, Ne Güzel Günlermiş! başlığı altında topladığı bu son yazılarında siyasetten şiir ve müziğe, gündelik hayattan uzay ve evrene uzanan geniş ilgi alanı içinde, daldan dala dolaşırken, olaylara, insanlara ve eşyaya bu mizah gözlüğü ile bakıyor.

PDF İNDİR




Andy Weir - Kurtuluş Projesi


Andy Weir - Kurtuluş Projesi

Marslı’nın yazarı Andy Weir’dan heyecan, mizah ve bilim dolu, soluk soluğa bir macera.
 
Ryland Grace insanlığın son çaresi olarak yola çıkan bir mürettebattan hayatta kalan tek kişi... ve hedefine ulaşamazsa Dünya yok olacak.

PDF İNDİR




Anonim - Mitler ve Efsaneler

 


Anonim - Mitler ve Efsaneler

Tüm dünyanın tanıdığı ve bildiği mitolojik kahramanları ölümsüzleştiren ve efsaneleştiren hikâyeler…

İnsanın Dostu Prometheus 
Herkül’ün Görevleri
Niobe
Gorgon Başı
Oedipus Ve Sfenks
Sadık Bir Evlat Ve Kız Kardeş Antigone
Truva’nın Yağmalanması
İyi Kral Arthur
Demirci Wayland

Heyecanla okuyacağınız bu hikâyeleri bitirdiğinizde mitolojinin fantastik dünyasından çıkmak istemeyeceksiniz.

PDF İNDİR




Alice Roberts - Var Olmanın Olağanüstü Öyküsü

 


Alice Roberts - Var Olmanın Olağanüstü Öyküsü

İnsan Evrimine ve Gelişimine Bir Yolculuk

Bizler yaşam zincirindeki parçalarız. Tıpkı annemizin bizi doğurduğu gibi annemizi de annesi doğurdu ve bu zincir zaman içinde uzayıp gitmekte. Döllenmiş bir yumurtanın, tek bir  hücrenin, bütün bir insana dönüşmesi inanması güç bir olaydır. Hatta bir çeşit biyolojik mucize gibi gözükür ama bu mucize herhangi bir doğaüstü ya da ilahi müdahaleye inanmanızı gerektirmez. Bu doğal bir mucizedir ve geçtiğimiz birkaç yüzyıl boyunca bilim insanları bu inanılmaz dönüşümün çoğu sırrını çözmüştür. Bu kitap işte bu mucizenin, ilk hücreden başlayarak günümüzde bizleri oluşturan hücreler birliğine kadar olan milyarlarca yıllık öyküsünü anlatmakta. Çeşitli kaynaklardan gelen kanıtların bir araya gelmesiyle ortaya çıkan bu bilimsel öykü, hayal edebileceğimiz her yaratılış mitinden daha olağanüstü, daha tuhaf ve daha güzeldir.

PDF İNDİR



Ali Püsküllüoğlu - Onu Öyle Yazmazlar

 


Ali Püsküllüoğlu - Onu Öyle Yazmazlar

Kitap iki ana bölümden oluşuyor: "Onu Öyle Demezler" ve "Onu Öyle Yazmazlar". İlk bölümde, Ali Püsküllüoğlu’nun Milliyet gazetesinde haftada bir yayınlanmış olan, yine Milliyet gazetesinin isteği ile gazetenin yazılarında yapılan dil ve yazım yanlışlarını ele aldığı makaleleri yer alıyor. İkinci bölümde ise, yaygın olarak yanlış yazılan sözcükler için bir yanlış/doğru dizini yer alıyor.

Onu Öyle Yazmazlar, dilimizi doğru konuşmak ve yazmak için elimizin altından ayıramayacağımız eşsiz bir kaynak.

PDF İNDİR





Albert Einstein - Aforizmalar

 


Albert Einstein - Aforizmalar

Ben gelecek için hiç bir endişe duymadım. O yeterince hızlı geliyor

Mutlu olmak istiyorsan bir amaca bağlan, insanlara ya da eşyalara değil.

Ön yargıları kırmak, atom çekirdeğini parçalamaktan daha zordur.

Ahlak dışı bir eylemin ne olduğunu, kişinin bireysel yargısı ve vicdanı belirler.

Devlet İnsan için vardır, İnsan devlet İçin değil. Başka bir deyişle, devlet bizim hizmetkarımız olmalıdır, biz onun köleleri değil.

Doğruyu gördüğü halde düşüncelerini değiştirmeyenler, cahillikleriyle mutluymuş gibi yaşarlar.

PDF İNDİR




A. Tarık Çelenk - Mahallenin Krizinden Memleketin Krizine

 


A. Tarık Çelenk - Mahallenin Krizinden Memleketin Krizine

Görgüsüzleşme, Yozlaşma, Çürüme

Tarık Çelenk, yazılarının kilit mefhumu olan “mahalle”yi, “Türk sağı” anlamında kullanıyor. Sağ; yani siyasi sosyalleşmesini milliyetçi, muhafazakâr, İslamcı camialarda gerçekleştirmiş olanlar... Sağdan gelerek, sağı bilerek, orayı “başkalarına” anlatanlar, son on yılın Türkiye’sinin düşünce hayatında kendine özgü bir branş teşkil ettiler. Tarık Çelenk’in buradaki farkı, bu branştakilerde sıklıkla rastlanan, bazen de bir çeşit siyasal pazarlama gölgesi taşıyan bilgiçlik edasından (“Ben bunları çok iyi bilirim, bakın size anlatayım...” havasından) uzaklığı, sahici bir merakla yazması. Onun yazılarının çoğunun başlığı soru formundadır ve soruları, gerçekten sorudur! Bu yazılarda merak vardır, sesli düşünmeye benzer bir sorgulama vardır. Mahallenin Krizinden Memleketin Krizine, bu çabanın mahsullerini bir araya getiriyor.

PDF İNDİR




 
SUPPORT / DESTEK : ATLAS
Copyright © 2014 ATLAS