EN SON YAYINLAR

Glenn Meade - Buz Kapanı


Glenn Meade - Buz Kapanı

"Buz Kapanı." Komplo, cinayetler, CİA, Rus Mafyası ve insanlık dramları… Jennifer, annesini esrarengiz bir olayda kaybetmiştir. Kardeşi de aynı gece kendisini tekerlekli sandalyeye bağlayacak kadar derin bir yara almıştır. Üstelik ailenin babası da ortadan kaybolmuştur. Jennifer’ın hayatı zor ve hüzünlüdür. Ancak babasının cesedi İsviçre Alplerinde donmuş olarak bulunduğunda zorluk tehlikeye dönüşecek, hayatına gerilimli bir macera hâkim olacaktır. Cesedi teşhis etmek için çıktığı yolculuk aslında ailesinin yaşadığı dramın nedenini ve babasının gizemli geçmişini de ortaya çıkarır. Ama olaylar bununla sınırlı kalmaz. Aslında her şeyin temelinde müthiş bir komplo yatmaktadır.

Glenn Meade’in olağanüstü aksiyon yeteneği bu romanda da kendini gösteriyor. Okuyucu aralıksız bir heyecan dalgasına kaptırıyor kendini. Olaylar birbirini izliyor, kahramanlar gerçek birer kişilik olarak ortaya çıkıyor, cinayetler sanki yanı başınızda işleniyor. Ve siz bu nefes kesen kaçıp kovalamacanın tam ortasında buluyorsunuz kendinizi. "Buz Kapanı" kuruluyor, okuyucu romanın sonuna gelene kadar bu kapandan kurtulamıyor. Dikkat!

Glenn Meade - İkinci Mesih


Glenn Meade - İkinci Mesih

İsrail’de, Lut Gölü yakınlarında bulunan Ölü Deniz Parşömenleri, tarihin en müthiş gizemlerinden birini, Hz. İsa’nın kimliğinin ve varlığının ardındaki sırrı ortaya koyan bilgiler içermektedir. Parşömenleri ilk bulan arkeologun öldürülmesinin üzerinden yıllar geçer ve kazılar devam ederken peş peşe ölümler birbirini izler. Parşömenlerde sözü edilen İkinci Mesih’in kim olduğuna ilişkin sırrın çözülmesi dünyadaki dengeleri altüst edebilecektir. Gereğinden fazla şey bilen arkeolog Jack Cane ve Yasmin Gren’in peşine uluslararası şebekeler takılınca soluk soluğa bir kovalamaca başlar. Bir ucu Roma’ya ve Vatikan’a, Amerikalı Papa’ya, kardinallere ve din adına çevrilen entrikalara, bir ucu Kudüs’e, İsrail’in Mossad örgütüne, Suriye gizli polisine ve Lut Gölü’nde kazılar yapan arkeologlara dayanan İkinci Mesih, gerilim dolu bir roman. Daha önce Türkçede yayınlanan ve çok-satan listelerinde uzun zaman yer alan altı kitabıyla serüven meraklısı geniş bir okur kitlesi edinen Glenn Meade’in gerçek belgelere dayanarak yazdığı İkinci Mesih, yazarın izniyle ilk kez Türkiye’de ve Türkçede yayınlanıyor.

















Alpay Kabacalı - Türkiye'de Siyasal Cinayetler


Alpay Kabacalı - Türkiye'de Siyasal Cinayetler

Son yıllarda sayıları hızla artan siyasal cinayetlerle ilgili ipuçları verebilecek bir "tarih laboratuarı" Türkiye'de Siyasal Cinayetler... Alpay Kabacalı'nın titiz bir inceleme sonucunda ortaya koyduğu eser, Tanzimat sonrasından 12 Mart 1971 askeri rejimine uzanan yaklaşık 130 yıllık zaman dilimi içerisinde işlenmiş 80 kadar siyasal cinayeti ve suikast girişimini kapsıyor.

# II. Abdülhamid'e Cuma selamlığında yapılmak istenen suikast
# Kanlı Babıâli Basını
# Osmanlı'nın çöküşünü hızlandıran adam: Enver Paşa
# İlk basın şehidimiz: Hasan Fehmi
# Atatürk'e suikastin faturası 14 idam
# Sabahattin Ali hâlâ "faili meçhul" kurbanı
# Ahmet Emin Yalman'ı da vurdular



















George Friedman - Gelecek 100 Yıl


George Friedman - Gelecek 100 Yıl

21. Yüzyıl İçin Öngörüler

George Friedman'ın Bütün Dünyanın Gündemine Bomba Gibi Düşen Kitabı Türkçe'de…
Dünya Nereye Doğru Gidecek?

2020: Rusya çökecek. Türkiye en büyük 10'uncu ekonomi olacak. Çin büyük bir kriz yaşayarak dağılacak.

2030:Dünya ABD kaynaklı büyük ekonomik krizle yeniden sarsılacak

2040: Türkiye; Ortadoğu, Orta Asya ve Balkanları hakimiyeti altına alarak dev bir ülke olacak. Bölgesinde askeri müdahaleler yapacak. ABD-TÜRKİYE arasındaki gerilim artacak

2050: Türkiye, ABD, Polonya ve Japonya arasında 3. Dünya Savaşı çıkacak. 50.000 kişi ölecek.
2060: Enerji Devrimi Gerçekleşecek.

2080: Petrol rezervleri bitecek, yerine uzay temelli enerjiler dünyada kullanılmaya başlayacak.

2100: Meksika ABD'ye savaş açacak.
- NATO bitecek. Avrupa'daki Almanya Fransa ittifakı çökecek. Avrupa Birliği bitecek, hakimiyet Polonya'ya geçecek.

- Türkiye; Ortadoğu, Orta Asya ve Balkanları hakimiyeti altına alarak dev bir ülke olacak.

- Başkent Ankara'dan İstanbul'a taşınacak.

- Karadeniz ve Akdeniz artık bir Türk gölü haline gelecek.

- Neo Osmanlı senaryosu gerçek olacak. Türkiye Osmanlının sahip olduğu topraklara yeniden hükmedecek

-Dünyadaki herkes Türkçe, Japonca, Polonya ve Meksika dillerini öğrenecek.

BUNDAN SONRA DÜNYADA HİÇBİR ŞEY ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK. BÜTÜN DENGELER ALT ÜST OLACAK VE YENİ BİR DÜNYA DÜZENİ KURULACAK.

George Friedman uzun zamandır beklenen ve provokatif Gelecek 100 Yıl kitabında keskin sezgisi ve akıllıca analizleri ile dünyada gelecekte bizi nelerin beklediğinin büyülü bir tablosunu sunuyor.














Neil Shubin - İçimizdeki Balık


Neil Shubin - İçimizdeki Balık

İnsan vücudunun 3,5 milyar yıllık tarihine seyahat

Neden böyle görünüyoruz? Ellerimizle bir sineğin kanadı arasındaki benzerlik ne olabilir? Göğüsler, ter bezleri ve balık pulları birbiriyle bağlantılı mı? İç organlarımızın nasıl işlediğini daha iyi anlamak ve günümüzdeki çeşitli hastalıkların kaynağını bulmak için, belki de daha uzak taşların altına bakmamız, kurtçuklara, sineklere ve hatta balıklara odaklanmamız gerekiyor.

2006 yılının Nisan ayında manşetlere çıkan ve evrimin kayıp haklarından Tiktaalik'i keşfeden, alanının önde gelen profesörlerinden Neil Shubin, milyonlarca yıl öncesine gidip insan organlarının izini sürüyor. Fosilleri ve DNA'yı inceleyen Shubin, ellerimizin aslında balık yüzgeçlerini andırdığını, kafamızın yapısının soyu çoktan tükenmiş, çene kemiği olmayan bir balığınkiyle aynı olduğunu, genomumuzun birçok önemli parçasının solucan ve bakterilerinki gibi işlediğini söylüyor.

"İnsan olmaktan ne anladığınızı ne anladığınızı tamamen değiştiren heyecan dolu bir bilim macerası"

Neal Cassady - Üçün Biri


Neal Cassady - Üçün Biri

"Salt Lake City/Utah'da doğan Neal, legal olarak üç defa evlendi ve Jack Kerouac'ın Yolda'sında Dean Moriarty olarak beat edebiyatı ve yaşamında ölümsüzleşti -ki Kerouac neredeyse tüm kitaplarında Onu anlattığı gibi bazı eserlerinde sadece O'nun cümlelerini kullanarak kitap yazdı. Genel olarak, araba hırsızlığı ve küçük çaplı dolandırıcılıkla yaşamını kazanmaya çalıştı. Cassady, yaşamının hatırı sayılır bir kısmını gözetim altında geçirdi.

Kerouac, Birleşik Devletler ve Meksika'daki birçok yol tribinde Cassady'ye katıldı ve birlikte yol boyunca başlarından geçenleri yazdılar. Bu anlatısal yol tripleri Yolda'yı oluşturan ana noktalardı. Kerouac, sonraki romanları Zen Kaçıkları (Dharma Bums) ve Visions of Cody'de de Neal Cassady'den esinlendiği karakterleri kullandı. Bildiğimiz gibi Cassady, Kerouac'a nasıl roman yazılacağını öğretmeyi vaat etmişti.

1960'larda Kerouac depresyon ve alkolizmle boğuşurken, Cassady yeni bir seri yolculukta genç romancı -yeni popüler Buda, LSD patronu Ken Kesey'e katıldı. Cassady'nin kullandığı "Further" isimli otobüsle New York'taki World's Fair'e giden grup, kendini "Merry Pranksters" olarak adlandırıyordu. Tom Wolfe'un The Electric Kool-Aid Acid Test isimli akla zarar kitabı bu gezi bütününü anlatır. Bu süreçte şimdiki zaman tabirlerinden birini seçersek tam bir pop ikonuydu.

Neal Cassady'nin karısı Carolyn'in, Cassady ile ilişkilerini anlattığı Heart Beat adlı kitabı 1976'da yayımlandı. Kitabın sinema uyarlamasında Nick Nolte Neal'ı, Sissy Spacek Carolyn'i ve John Head de Kerouac'ı canlandırdı. Carolyn asıl anlatısını ise "Off the Road" eserinde ortaya koydu, bu uzun ve efsane anlatı 6.45 Yayınları tarafından "Yoldakiler" adıyla basıldı. William Plummer'ın Cassady'i anlattığı kitabı The Holy Goof ise 1981'de basıldı.

1968'de Cassady, Meksika'da terk edilmiş bir demiryolunun kenarında (muhtemelen alkol ve uyuşturucu aldığı bir parti sonrasında) koma halinde bulundu. Üzerinde sadece bir kot pantolon ve bir tişört vardı. On beş mil uzaklıktaki bir kasabaya yürürken yarı yolda uyuyakaldığı sonucuna varıldı. Gece soğuk ve yağmurlu geçmişti. Neal, aynı günün ilerleyen saatlerinde öldü. Kırk üçüncü doğum gününden dört gün, Jack'in ölümünden bir yıl önce. Ne denilebilir ki..."

Neval El Saadavi - Kadının Cennette Yeri Yok


Neval El Saadavi - Kadının Cennette Yeri Yok

Herkesin ortasında inanılmaz bir erkeklik sınavından geçeceği gerdek gecesinin korkusuyla ter döken genç bir erkeğin şiddetli anne korkusu, daha önce hiç görmediği geline karşı nefrete dönüşüyor. Karşı cinsle dostluk ilişkisi kurmaktan bile bihaber orta yaşlı bir adam, sahip olmak istediği kadına yaklaşmanın tek yolunun giysilerini çıkarıp anadan doğma onun karşısında dikilmek olduğunu sanıyor...

Her gün olduğu gibi alışverişe giden küçük hizmetçi kız, birdenbire sadece bir şişe meyveli gazozun geçirebileceği, görülmemiş bir susuzluk nöbetine yakalanıp, arzusu uğruna cehennem ateşlerine başkaldırıyor. Kimsenin ne olduğunu açıklamadığı "o korkunç şey"in başına geleceğini hisseden çocuk-kadın, dehşet içinde başına gelecekleri beklemeye koyuluyor...

Hayatı boyunca sonsuz sabır göstermesi halinde mekanının cennet olacağını hep dinleyen cefakar eş, vaat edilen cennete kadar gidip kendi isteğiyle kapısından dönmeye karar veriyor, çünkü: Kadının Cennette Yeri Yok.

Cinsellik politikaları, bürokrasi, kürtaj, işkence, savaş gibi pek çok tabu konuyu tüm çıplaklığıyla ele alan Mısır'ın en önemli yazarlarından Neval el-Saadavi, otuz yıldır kadınların yoksulluğa, ayrımcılığa, baskıya ve şiddete karşı çıkışının hikayesini yazıyor.

Neslihan Alantar - Mistik Bilim


Neslihan Alantar - Mistik Bilim

"Mistik Bilim" isimli bu araştırma kitabında, geçmişten günümüze kadar ve günümüzden de geleceğe uzanan bir yelpazeyle karşılaşacaksınız. Bu yelpazenin içinde bir zamanlar mistik çalışmaların bilgeliğini ve günümüz biliminin bu bilgelikle buluşmasının serüvenini takip edeceksiniz.

Hititler'deki mistik bilgelikten, Yunan, Mısır, Anadolu, Mezopotamya, Uzakdoğu ve Mayalar'ın mistisizmine kadar, dünya üzerindeki sırlar bilimine elinizi uzatacağınız farklı bir çalışma.

Bilim sadece deneysel bilgilerin uygulama alanları mıdır? Metafizik bilgiler sadece duyular ötesi algılamaları mı içerir?
Mistisizm bize neyi gösterir?
Bilimsel teorilerin temeli nedir?
Beyin nasıl çalışır, zihin nasıl algılar?
Gizemler, Sırlar bize neyi gösterir?
Mabetlerde inisiyelere öğretilen kutsal bilimin içeriği neydi?

Mistisizmi hayatlarının bir parçası hâline getirenler bilimsellikten uzaklaşırlar mı? Ya da bilimsel uygulamaları hayatlarının bir parçası yapanlar da ilâhilikten mi uzaklaşırlar?

Fizik, metafizik; bilim, felsefe, ezoterizm, mitoloji, inançlar, inisiyatik öğretiler yüzyıllardır insan düşünce dünyasının temel taşlarını oluşturmuşlardır. Ayrıca bilim bugün bilemediğini yarın bilir. Bu nedenle bilimin başı ve sonu yoktur; aynı mistisizm gibi...

Geçmişten süzülüp gelen mistik bilim, bu kitapta bizlerle buluşuyor... Soru soran ve cevap arayanlar için...














Nejat Turhan - Öküzler Kitabı

 
Nejat Turhan - Öküzler Kitabı 

Yararlı Bir İnsanlık Hali Olarak Hadımlığın Anatomisi

Öküzler kitabı, burulmuş boğaların evrensel ve hüzünlü öyküsü.

Nejat Turhan, dramatik bir insanlık durumunu öküzler üzerinden anlatırken, beyni iğdiş edilmişlerin ve insani imkanları hadımlaştırılmışların, bize nasıl bir dünya sunduklarını da gösteriyor.

Öküzler kitabı; öküzleşmeye karşı duran, kalemini bir kılıç gibi kullanan, putkıran, ilkeli ve acımasız bir boğanın aforizması.

"Ne gülüyorsun, anlattığım senin hikayen!"

PDF İNDİR


















Neil Gaiman - Amerikan Tanrıları


Neil Gaiman - Amerikan Tanrıları

Amerikan tanrıları geri döndü!

Yayımlandığı anda çoksatan listelerine giren, Hugo, Nebula, Locus, Bram Stoker ve SFX gibi ödülleri kazanarak zoru başaran Amerikan Tanrıları, bu kez yazarın tercih ettiği metinle karşınızda. Kitabın onuncu yılı için hazırlanan bu özel çalışma, sadece yeni önsöz ve sonsözlerle değil, metne yapılan eklemelerle de genişletildi ve Neil Gaiman'ın hayal gücünü gözler önüne seren bu başyapıtın benzersiz bir edisyonu ortaya çıktı.

Gölge son üç yılını hapishanede geçirmiştir ve tahliyesine iki gün kala karısının ölüm haberini alır. Cenazeye katılmak için uçağa biner. Yanına en masum tanımla "esrarengiz" denilebilecek Bay Çarşamba oturur. Bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır."Artık Gölge on yaş daha yaşlı. Amerika da öyle. Ve Tanrılar beklemede."
















Murat Tetik - Tanrının Doğumu


Murat Tetik - Tanrının Doğumu

İnsan, evrensel gerçekleri lokalize edip yerelleştirmeye bayılır. Buna verilecek o kadar örnek var ki... Ortaçağ ressamlarının Hz. İsa ilgili resimlerine baktığımızda, Ortaçağ elbiseleri içinde bir Hz. İsa ile karşılaşılır. Etiyopya’nın eski kiliselerindeki duvar resimlerinde Hz. Musa, bir zenci olarak betimlenir. Topkapı sarayındaki hırka-i şerife ne denir? Elçi Hz. Muhammed’e ait olduğu iddia edilen bu hırka, nedense Osmanlı giyim tarzı çizgilerini anımsatır. Her insan, gerçekleri kendi koşulları içinde yorumlar. Kendine göre algıladığı gerçekleri aslından uzaklaştırır. Sonra kendine benzer şeyler söyleyenleri anlamamakta ısrar eder. Bu, çatışmaların ve savaşımların temel kaynağıdır. Dinler ve mezhepler tarihi, bunun açık göstergesidir. 

Ünlü düşünür Kolophonlu Ksenofes, paganları şöyle eleştirdi: Eğer öküzler, kendi tanrılarına yontular yapsaydı, kuşkusuz öküz biçiminde yaparlardı. Bu söz, insan düşleminin subjektifliğini ortaya koyar. İlkel insan, tanrıların kendisi gibi insan olduğunu düşündü. Peki, modern insan, bu kadim gelenekten kurtuldu mu? Evrensel gerçekleri kendine göre yorumlayıp yerelleştirme hastalığı eskiye oranla iyileşti. Ancak bu müzmin hastalığın insanlığı bütünüyle terk ettiği de söylenemez. O zaman ilk soru ve yanıt nasıl değerlendirilebilir? İşte müthiş bir ironiyle karşı karşıyayız. Uzaylılar, Müslüman ise bizler Müslüman mıyız? Ya da biz Müslüman isek, uzaylılar Müslüman mı? Bu yapıtta saçma gibi görülen bu ironinin aslında saçma olmadığını ürkütücü boyutlarıyla göreceğiz.














Cahit Zarifoğlu - Şiirler


Cahit Zarifoğlu - Şiirler

Cahit Zarifoğlu`na ait hangi metin olursa olsun, onun dünyasına bir iklime geçer gibi girersiniz. Yeni bir iklime girmenin ne gibi etkileri oluyorsa, nasıl değiştiriyorsa insanı öylece değişirsiniz. 

- Alim Karaman -

Türkçe`de hem hem âhenge ulaşmak, hem de duygu iletişimini sağlamanın belki de en çetin bir şairlik görevi olduğu günümüzde, bir de buna "avucunda kor tutmayı" eklemişti. "Hal"ini iyiye doğru sürekli yüceltirken, "şiir"ini de yeni "hal"ine uydurma savaşında idi. 

- Prof. Dr. Hüseyin Hatemi -

Cahit Zarifoğlu o hale gelmişti ki, kendi dünyası içinde bir şiir dili kurmuştu ve bunu çok iyi kullanırdı. Yani şiire, o anlatılmaz olana ait bir durum çıktığı zaman, bir algılama olduğu zaman onu hemen anında şiire döküverirdi. 

- Erdem Beyazıt -...

 
SUPPORT / DESTEK : ATLAS
Copyright © 2014 E KİTAP